AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Erica
 
Zachary-Bartowski
 
BlackRose
 
guleryvs
 
Zack^im
 
=-Yvonne-=
 
Alex Coburn
 
En son konular
» Alttakine Bir Şey Fırlat
Cuma Tem. 23, 2010 10:51 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * kelime üretme oyunu
Perş. Tem. 22, 2010 9:48 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * olabilir veya imkansız
Perş. Tem. 22, 2010 9:47 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * kumanda sende
Perş. Tem. 22, 2010 9:45 am tarafından Zachary-Bartowski

» Bizden İstediğiniz Bölümler
Perş. Tem. 22, 2010 9:14 am tarafından BlackRose

» Tuttu / Tutmadı
Çarş. Tem. 21, 2010 6:38 pm tarafından BlackRose

» * * * * * * * Üsteki üyenin ......
Çarş. Tem. 21, 2010 6:38 pm tarafından BlackRose

» 100 Den Geriye
Çarş. Tem. 21, 2010 6:37 pm tarafından BlackRose

» Üsteki üyenin nesini beğendin ?
Çarş. Tem. 21, 2010 6:37 pm tarafından BlackRose

Istatistikler
Toplam 17 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: lelele

Kullanıcılarımız toplam 506 mesaj attılar bunda 66 konu
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 86 kişi Salı Tem. 20, 2010 9:24 am tarihinde online oldu.
CIA
NSA
FBI
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Karakterler ve Hayatları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Karakterler ve Hayatları   Salı Tem. 20, 2010 5:21 pm



Gandalf J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninin önemli bir kesitini anlattığı Yüzüklerin Efendisi adlı
fantastik
üçlemesindeki en önemli karakterlerden biridir.

Gandalf,
bir İstari ya da Orta Dünya Büyücüsüdür. Ölümsüz Topraklarda Gandalf,
Olórin adlı bir Maia ruhuydu ve Rüyaların Efendisi Namo'nun bahçelerinde
yaşıyor ve sık sık Merhametli Nienna'yı ziyaret ediyordu.

Güneşin
Üçüncü Çağının 1000. yılında Istari ya da Orta Dünya'ya gönderilen 5
Büyücüden biri olmak üzere seçildi. Batı dillerinde Gri Gandalf, Elf
dilinde Mithrandir ya da "gri gezgin", Cüce dilinde Tharkûn ve Harad
dilinde de Incánus adıyla tanınıyordu. Dış görünüşü, büyük bir pelerin
ile sivri uçlu bir şapka giymiş ve elinde bir asa taşıyan, sakallı yaşlı
bir adam biçimindeydi.

Gri Limana vardığında Círdan ona, Narya
ya da "ateş yüzüğü"nü verdi. Bu yüzük soğumuş, korkmuş bedenlerin ruhunu
tutuşturur ve cesaretlendirirdi. İki bin yıldan uzun bir süre boyunca
Gandalf, Orta Dünyada etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı.

2941
yılında, Ejderha Smaug'un öldürülmesiyle sonuçlanan Yalnız Dağ
Seferinin ilham kaynağı oldu. Bu sefer sırasında Gandalf Glamdring adlı
kılıcı, Bilbo Baggins ise Tek Yüzüğü buldu.

3018 yılında Frodo
Baggins'in yanına gelen Gandalf, Yüzük Seferini başlattı. Rivendell'de
Yüzük Kardeşliğinin lideri olarak seçildi ve Kardeşliği pek çok
tehlikeden kurtararak yollarına devam etmelerini sağladı. Bu sırada
Khazad-dûm Köprüsü Savaşında, Moria'nın Balrog'u ile yaptığı ölümcül
mücadelede kayboldu. Fakat Büyücünün ruhu, hiçbir silahtan zarar
görmeyen ve ışık saçan Ak Gandalf olarak dirildi. Böylece Ak Saruman'ın
ünvanı elinden alınmış oldu.

Yüzük Savaşında, Gölgeyele
(Shadowfax) adlı atını süren Ak Gandalf her yerdeydi: Rohan Kralı
Théoden'in ilham kaynağı, Isengard'da Saruman'ın sonunun hazırlayıcısı
ve Minas Tirith kapılarında Cadı Kralın durdurucusu hep o oldu. Yüzük
Taşıyıcısı Tek Yüzüğü yokederken, Gandalf Mordor'un Kara Kapısı önünde
Batı Ordusunun komutanları ile birlikteydi.

Savaştan sonra
Gandalf, Arnor ile Gondor'un yeniden birleşmesini sağladı ve 3021
yılında Yüzük Koruyucularının Son Yolculuğuna katılarak Ölümsüz
Topraklara döndü.

Büyücü ırkının en önemli temsilcisidir.
Yüzüklerin Efendisi'nin sinema filminde bu karakteri Sir Ian McKellen
canlandırmıştır.



Aragorn, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta
Dünya evreninde bir karakter.

İnsan ırkından Dúnedain Arathorn ve
Gilraen’nin oğlu. Eriador kolcusu ve Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi.
Aragorn'un soyu uzun ömür bahşedilenlerden olduğu için Aragorn normal
insandan çok daha uzun bir ömre sahiptir. Arwen Undómiel’in kocası.
Eldarion ve birçok kız çocuğunun babası. Başka herhangi bir çocuğu
olduğuna dair kitapta bilgi yoktur. Dunedain'in Reisi ve Yeni Birleşik
Krallık'ın ilk kralı.

Çocukluğu ve Gençliği

Aragorn,
Üçüncü Çağ 1 Mart 2931'de, Arathorn ve Sarışın Gilraen’nin oğlu olarak
doğdu. Henüz iki yaşındayken babası orklar tarafından öldürüldü ve
Dunedain reisi ve Isildur’un varisi oldu. O ve annesi Ayrıkvadi’de
Elrond’un gözetiminde kaldılar.

Aragorn'un gerçek kimliği
öğrenildiği takdirde düşman tarafından hedef haline geleceğini bilen
Ayrıkvadi elfleri Dúnedain’in düşmanlarından saklı kalması için
kendisine, umut anlamında Estel adını taktılar. Yirmi yaşlarında ve
Efendi Elrond'un oğullarıyla çıktığı maceralarda yiğitliğini
kanıtladıktan sonra ona gerçek neslini ve ismini açıkladılar. O zaman
Elrond ona Isildur’un varislerinin nesilden nesile taşıdığı aile
yadigarları olan Barahir’in Yüzüğü'nü ve Elendil’in Kılıcı Narsil’in
kırık parçalarını verdi. Ama Annúminas’ın Asası’nı, onu hak edene kadar
alıkoydu.

Ertesi gün Aragorn Ayrıkvadi’nin bahçelerinde
gezinirken Arwen’le karşılaştı ve onu ilk gördüğünde -hakkında birçok
hikaye dinlediği- Lúthien Tinúviel'i gördüğünü sanarak büyülendiğini
düşündü. Arwen'in güzelliğine, kadim bilgisine aşık oldu. Ama aşkı uzun
süre karşılıksız kaldı. Çünkü Arwen yüzyıllar görmüş bir elf kızı,
Aragorn ise henüz daha çok genç bir ölümlü insandı.

Yolgezer

Ayrıkvadi’den
ayrıldı ve Orta Dünya’nın yabanında otuz uzun yıl süren yolculuğuna
başladı. Bu zaman süresince Sauron’un faaliyetlerine karşı mücadele
etti.

Bu dönemde Gandalf’la dost oldu. Rohan Hükümdarı ile
birlikte Thorongil takma adıyla Gondor’a gizlilik içinde hizmet etti.
Görevleri sırasında yolu onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının
yollarını öğrendiği Doğu’ya sevketti.

Gondor’dayken Umbar’a
doğru küçük bir filoya liderlik etti ve orada korsanların birçok
gemisini yaktı ve kişisel olarak Liman Kaptanı’nı yıktı.

Kırkdokuz
yaşına geldiğinde Aragorn, Elf (Orta Dünya)elf krallığı Lothlórien’de
dinlenmek istedi. O bilmemesine rağmen Arwen bir süreliğine Lórien'e
gelmişti ve burada tekrar karşılaştılar. Aragorn, geçen uzun yıllar
boyunca büyük bir endam ve güce erişmişti ve bir elf beyi gibi
görünüyordu. Arwen bu görüşünde Aragorn'a aşık oldu ve Yazortası
Arifesi’nde, Cerin Amroth tepesi üzerinde bağlılıklarına dair
birbirlerine söz verdiler. Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e
Barahir’in Yüzüğü'nü verdi.

Her ne kadar Arwen'in babası ve
Ayrıkvadi efendisi Elrond buna çok üzülse de, Aragorn ve kızı arasındaki
sözü duyduğunda tepki göstermedi. Bir yarı elf olması ve -ölümlü olmayı
seçen- erkek kardeşi Elros'un İkinci Çağ'da ölmesi, Elrond'a
Aragorn-Arwen aşkının sadece büyük bir kederi doğuracağını
düşündürüyordu.

Kızının bir insanla evlenmesini kabul etmedi, ta
ki Aragorn yeniden kurulan Gondor-Arnor Birleşik Krallığı'nın kralı
oluncaya kadar. Arwen'in bundan daha azına ölümsüzlükten vazgeçmesini
istemiyordu. Bunun üzerine Aragorn yabana döndü ve aslında krallıkta
gözü olmamasına rağmen Dúnedain'in bir zamanlar kurmuş olduğu ve
Angmar'ın Cadı Kralı tarafından yıkılan Gondor-Arnor Birleşik
Krallığı'nı tekrar kurmak için araştırmalar yaptı.

Onyıllarca
dolaştı. Ü.Ç. 3001 yılında Gandalf, Gollum’un aranıp yakalanmasında
Aragorn'dan yardım etmesini istedi. Onu arama işi bir süre umutsuz ve
sonuçsuz gitti. Üçüncü Çağ 3009 civarında Gollum'u Anduin Vadisi ve
Kuyutorman'da arıyordu. İzler Aragorn'u Mordor'a yöneltti ve sonunda
Ü.Ç. 3017 yılında Gollum'u Ölü Bataklıklar'da yakaladı. Onu Gandalf'ın
sorgulaması için Kuyutorman'daki yeşil elflerin kralı -ve Legolas'ın
babası- Thranduil'e götürdü.

Daha sonra Aragorn, Yolgezer olarak
bilindiği Eriador’un yabanında, bir kolcu olarak birçok yıl geçirdi.
Zamanının en usta avcısı haline geldi ve düşmanların tuzaklarına
yakalanmama işinde daha da ustalaştı. Yüzlerce millik alanı ve buralarda
yaşayan insanların hemen hepsini çok iyi biliyordu. Yüzük Savaşı’ndan
bir yıl önce, zamanının çoğunu -hobbitlerin diyarı- Shire sınırına
gözcülük ederek geçirdi.

Yüzük Savaşı ve Kralın Dönüşü

Gandalf
onu Frodo’nun seyahati hakkında bilgilendirmişti, Gildor’dan
hobbitlerin Shire’dan ayrıldıklarını öğrendiğinde, Bree’de Sıçrayan
Midilli hanında onları bekledi. Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından
korunmalarında yardım etti. Bunun ardından Bree ve Ayrıkvadi arasında
gidecekleri uzun yol boyunca sahip olduğu tüm bilgi ve birikimi tüm
zorluklara ve Kara Süvarilere karşı kullandı.

Fırtınabaşı’nda
Nazgûl'ün saldırısına uğradılar. Nazgûl Efendisi zehirli Morgul bıçağı
ile Frodo'yu yaraladı. Kadim iyileştirme tekniklerindeki engin bilgisini
kullanan Aragorn, Athelas’ı buldu ve Frodo’nun yarasının etkinliğini
yavaşlattı. Sahip olduğu kolcu özellikleriyle, Ayrıkvadi yolculuğunda
hobbitler için ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha
kanıtladı.

Ayrıkvadi’de Elrond'un Divanı'na katıldı ve Yüzük
Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi. Ama kardeşliğin diğer üyeleri yolculuk
için dinlenip hazırlanırken o, Elrond’un oğullarına katılarak,
Tharbad’ın uzak güneyindeki Gri Sel Nehrindeki görevlerine öncülük etti.
Döndüğünde, Elendil’in kılıcı Narsil'in kırılmış parçaları tekrar
dövüldü ve Aragorn ona Batı’nın Alevi anlamında Anduril adını verdi.

Caradhras’ta,
Kızılboynuz Geçidi'nin kullanılması imkânsızlığını kanıtladığında, cüce
Gimli Moria'ya girilmesini teklif etti. Aragorn, daha önce oraya girmiş
olduğundan, Moria’nın kullanılmasına karşı çıktı. Ama Gandalf’ın
liderliğine boyun eğdi. Büyücü Khazad-dum Köprüsü’nden düştüğünde,
Aragorn kardeşliğin lideri oldu, onları Galadriel'in ülkesi Lothlorién’e
götürdü.

Lorién’den sonra Gandalf’ın ne gibi bir yol
izleyeceğini bilmediklerinden, Aragorn grubu botlarla Parth Galen
çayırlarına, Amon Hen tepesinin eteklerine getirdi ve burada kısa
süreliğine konakladılar. Bu sırada Saruman tarafından gönderilmiş bir
uruk birliği onlara saldırdı. Frodo Baggins ve Samwise Gamgee kaçtı ama
Merry ve Pippin -Yüzük'ü taşıyan hobbitler oldukları düşünülerek- esir
alındılar. İki hobbiti kurtarmaya çalışan Boromir, Uglúk liderliğindeki
uruk okçu birliği tarafından katledildi. Aragorn Gondorlu yoldaşını
kurtarmak için geç kalmıştı ve bu yüzden kafileyi Amon Hen’e getirmekten
büyük bir pişmanlık duydu.

Boromir’in bedenini elf kayıklarından
birisiyle Anduin’in sularına bıraktılar ve geriye kalan -kendilerine
taktıkları isimle- Üç Avcı (Aragorn, Legolas, Gimli) yakalanmış
hobbitleri kurtarmak için Rohan'ın bozkırında urukları takibe başladılar
ve Frodo-Sam ikilisini Mordor yolunda kendi çabalarına terketmek
zorunda kaldılar. Üç avcı günlerce takip etti ama Isengard'a giden
uruklara yetişemediler. Bununla birlikte, uruk birliği Rohanlı Eomer'in
komutasındaki Rohirrim birliği ile karşılaştılar ve kuşatıldılar. Hepsi
katledildi ve hobbitler çatışma esnasında Fangorn ormanına kaçmayı
başardı. Üç Avcı, hobbitlerin Fangorn'a girdiğini anladı ve Fangorn'a
daldı. Burada Moria'da kaybettikleri Gri Gandalf'ın Ak Gandalf olarak
karşılarına çıkmasıyla şaşkına döndüler. Büyücü onlara hobbitlerin
entlerin lideri Ağaçsakal’la birlikte güvende olduklarını söyledi ve
kendisiyle birlikte Rohan'ın başkenti Edoras’a gelmelerini istedi.

Aragorn
Miğferdibi Savaşı esnasında, surlarda tek başına düşman ordusuyla karşı
karşıya gelerek ve birçok uruk öldürerek çok cesur bir savaşçı olduğu
kanıtladı. Sonra Orthanc'a giderek buradaki palantiri Saruman'dan
aldılar. Geri alınmasından sonra Aragorn Borukent Kalesi'ne geri döndü
ve taşın gerçek kullanıcısı olarak onu kendi isteği doğrultusunda
kullandı ve kendini Sauron’a gösterdi. Aragorn palantirde, Gondor’un
güney sahillerine yaklaşmakta olan Umbarlı korsanların filosunu gördü.
Aragorn, düşman ordusunun büyüklüğünü gördüğünde, Ölülerin Yolu’na
giderek Ölü Ordu'yu (ya da Ölüler Ordusu) toplamanın gerekliliğini
anladı.

Korkusuzca Ölülerin Yolu’ndan geçti ve Erech Taşı’nda
daha önce Dúnedain'e verdikleri sözlerinden dönen hainlerin ruhlarını
çağırdı. Hayalet Ordu onu Pelargir’e kadar izledi, en sonunda onu
geçerek Umbar’ın gemilerini ele geçirdiler ve korsanları def ettiler.
Aragorn ve liman halkı gemilere bindiler ve Anduin’in sularında
Gondor'un başkenti Minas Tirith'e yöneldiler.

Aragorn Gondor
filamalı Umbar gemileriyle savaşın gidişatını değiştirdi ve çayırların
ortasında Eomér’le buluşarak, Pelennor Çayırları Savaşı'nı zafere
taşıdı. Vekilharç kendisini çağırana kadar Minas Tirith’e kral olarak
girmek istemediği için, oraya kolcu şeklinde girdi. İlk iş olarak yaralı
haldeki Faramir, Eowyn ve Merry’yi iyileştirmek üzere Ak Şehir Minas
Tirith'in Şifa Evlerine yöneldi.

Mordor'un Kara Kapısı'nın önünde
Aragorn, Sauron'un Ağzı ile tartıştı ve büyücüyü kısa bir savaşla
yendi. Sauron’un Ağzı'nın geriye çekilmesi ve Sauron’un Ordularının
Morannon’dan dışarı çıkmasıyla, Aragorn emrindeki orduların sabrı,
kartalların yardımı ve Yüzük’ün yok edilmesiyle savaş kazanıldı.

Sonunda
Sauron yenilmiş ve Kralın Dönüşü gerçekleşmişti. Aragorn ve galip gelen
ordu Minas Tirith’e döndü ve orada ona Kral Elessar olarak Gandalf
tarafından taç giydi. Elfçe’de Yolgezer anlamına gelen Telcontarı
kendisine soyisim olarak aldı. Ardından Arwen ve Elrond geldiler. Elrond
ona verdiği sözü tuttu ve Yazortası Arifesi’nde Üçüncü Çağ 3019'da
Aragorn ile Arwen evlendiler. Daha sonra, Arwen'in babası Elrond da
dahil bütün elfler Orta Dünya'yı terkettiler.

Elessar olarak
Gondor ve Arnor Yeniden Birleşmiş Krallığı’nı uzun süre idare etti. Ve
Arwen ona bir Eldarion adını verdikleri bir erkek çocuk verdi.

Aragorn’a
birçok isim verildi: Arwen tarafından Elftaşı, Bree insanları
tarafından Yolgezer, Minas Tirith şifacıları tarafından İyileştirici,
Bilbo tarafından Dúnadan, Bill Eyrelti tarafından Uzunbacak, Eomer
tarafından Kanatayak.



Tolkien
Evreninde bir hayali kahramandır. Kuyutorman'ın Elf prensidir.

Adı
"yeşil yaprak" güneş isgı , elf perisi anlamına gelen Legolas, Kuzey
Karanlık Ormanı olan Kuyutorman'ın Sindar Elf Kralı Thranduil 'in
oğludur. Yakışıklılığı ve üstün ok atma becerisiyle dikkat çeker. Elfler
arasındaki en güçlü savaşçılardan biridir. Önceleri babası onu Gollum'u
bulması için görevlendirdi ama Legolas ,yüzyıllardan beri kimseye
gözükmeyen ,saklanmayı çok iyi beceren Gollumu bulmayı başaramadı. Daha
sonra Güneşin Üçüncü Çağının 3019. yılında Legolas, Elrond tarafından
yüce divana çağrılarak Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi oldu. Keskin elf
gözleri, ormanlık alanlardan edindiği deneyimleri ve ölümcül yayı, hızı
ve zekası ile, Kardeşliğe büyük yararı dokundu. Daha sonra Gandalf'ın
liderliğinde Caradras geçidine, daha sonra da cücelerin mekanı Moria'ya
gitti. Gandalf kaybolduktan sonra Aragorn'un önderliğinde Lothlorien'e
oradanda Amon Hen'e gitti. Amon Hen'de Boromir öldürüldü ,Merry ile
Pippin kaçırıldı ,Frodo ve Sam ise onlardan farklı bir yol izleyince
kardeşlik bozuldu. Aragorn ve Gimli ile birliktw Merry ile Pippin'i
kurtarmak için Urukların peşine düştü. Daha sonra Legolas Rohan'ı
savunmak için Miğfer Dibi Muharebesine katıldı. Savaş bittikten sonra be
üçlü Gondor'u kurtarmak için , Ölüler Geçitinden geçerek Pelargir'deki
Korsan gemilerini ele geçirdi ve gemilerle Pelennor Düzlükleri Savaşı'na
katıldılar. Sauron yok edildikten sonra Legolas, Ithilien'de bir
Ormanlık Bölge Elfleri kolonisi kurdu.



Gimli, J. R. R. Tolkien'in yarattığı Orta
Dünya evrenindeki kurgu kahramanlardan biri.

Gimli, Durin'in
halkından Ereborlu bir cüce. Babası Bilbo'nun yanında Yalnız Dağ'a
yapılan sefere katılan Glóin'di. Gimli genç olduğu için babasının
yanında o serüvene katılamadı, ama kendisi de Tek Yüzük'ü yok etmek için
kurulan Yüzük Kardeşliği'ne üye olarak babasından çok daha önemli bir
serüvene katıldı. Gimli onurlu, bilge ve güçlü bir savaşçıydı. Savaş
alanındaki favori silahı baltasıydı.

Gimli, elf leydisi Galadriel
ile karşılaşmasında ondan çok etkilenmişti; ayrıca elf Legolas ile de
sağlam bir dostluğu vardı. Bu ilişkiler Orta Dünya'nın cüceleri ile
Eldar arasındaki uzun ama zayıf ilişkinin iyileştirilmesine büyük
katkıları oldu.

Üçüncü Çağ'ın 2876. yılında Mavi Dağlar'da doğan
Gimli, Ejderha Smaug'un ölümünden sonra 2941 yılında Erebor'a yerleşti.
Gimli'nin babası Glóin, cüce Tharin'in ve daha sonra da Thorin'in yol
arkadaşlarından biridir. 3018 yılında Gimli babası ile birlikte
Ayrıkvadi'ye gittiler ve Yüzük Kardeşliği üyeliğine katıldılar.

Gimli,
elfler ile dost olan nadir cücelerdendir.

Gimli, Kardeşlik'e
Moria'dan geçmelerini öğütledi, kuzeni Balin'i orada görmeyi umuyordu.
Gimli burada Balin'in mezarını gördü. Gandalf'ın balrog ile
karşılaşmasına tanık oldu. Moria'dan çıkan Aragorn önderliğindeki Yüzük
Kardeşliği kafilesi ile Lorien'e girdi ve oradan da Amon Hen'e gittiler.
Orada Boromir'in ölüsünü Büyük Nehir'den aşağı yolladı ve Gandalf'ın
geri dönüşüne tanık oldu. Gimli, Miğfer Dibi Savaşı'nda, Pelennor
Çayırları Savaşı'nda ve Morannon Savaşı'nda yer aldı.

Savaştan
sonra Gimli, Miğfer Dibi altında bulunan Parıldayan Mağaraların Efendisi
oldu. Dördüncü Çağ'ın 120. yılında Aragorn'un ölümüne dek Rohan'daki
krallığının başında kaldı; bu olayın ardından bir elf gemisi ile Ölümsüz
Topraklara doğru yola Legolas ile birlikte yelken açtı.



Boromir J. R. R. Tolkien'in hayalî Orta Dünya
evreninde bir karakterdir.

Babası Gondor Vekilharcı Ecthelion
oğlu Denethor, annesi Dol Amroth prensi Adrahil'in oğlu İmrahil'in
kızkardeşi Finduilas'tır. Kendisinden 5 yaş küçük bir erkek kardeşi
vardır:(Faramir).Dunedain soyundan geldiği bilinir,isminin anlamı yüksek
elfçede "inançlı mücevher" anlamına gelir. Boromir Minas Tirith'in
komutanıdır,şehrini Sauron'un güçlerinden başarıyla
korumuştur.Osgiliath'ta kardeşi Faramir Mordor saldırılarına direnirken
yardıma gider ve Cadı Kral'ın ordularını mağlup ederek Cadı Kral'ı
Mordor'a sürer.

Osqiliath zaferinden sonra bir çok rüya görür. Bu
rüyalar yüzük taşıyıcısı, Tek Yüzük ve Isildur'un varisi ile ilgili
şifreler içerir. Boromir bu rüyalardan yola çıkarak kafasındaki
soruların cevabını bulmak için Minas Tirith'den 3018'in 4 Temmuz günü
Ayrıkvadi'ye ,Elrond'u görmek üzere halkı için tüm tehlikeleri göze
alarak yola çıkar. Çünkü gördüğü rüyalar halkını tehdit eden Tek
Yüzük'le ilgilidir. Gerekirse halkı için Tek Yüzük'ü Minas Tirith'e
getirmeye hazırdır.

Ayrıkvadi'ye vardığında Elrond onu da kurduğu
divana çağırır ve bunun sonucunda Yüzük Kardeşliği'ne dahil
olur.Yüzük'ün kullanılması gerektiğini savunur,ama konsey Yüzük'ün yok
edilmesi kararını alır ve Mordor'daki Hüküm Dağı'nda yüzüğü yol etmek
üzere yola çıkarlar.

Yüzük Kardeşliği kafilesi ile Caradhras
dağındaki Kızılboynuz Geçidi'nden geçmeye çalışırlar. Burada hobbitleri
taşıma ve yolu açma görevini o ve Aragorn almıştır. Çünkü grubun bedence
en güçlü üyesi o ve Aragorn'dur. Caradhras'a gelmeyi öneren kişi
Aragorn'dur.

Buradan geçemeyince Gimli'nin önerisi olan Moria
Madenleri'ne girerler ve burayı daha önceden işgal ederek buradaki bütün
cüceleri öldürmüş olan orkların saldırısına uğrarlar. Gandalf, Balrog
ile köprüde karşılaştığı zaman Aragorn ile birlikte Gandalf'a yardıma
gitmek ister. Ama Gandalf, Aragorn ile Boromir'i korumak için köprüyü
kırarak balrog ile kendisini uçuruma atar.

Buradan çıkarak
Aragorn'un liderliğinde Lothlórien Ormanı'na gelirler. Legolas buraya
gelmekte çok ısrar etmiştir. Çünkü Moria orkları peşlerindedir ve bir
yere sığınmaları gerekiyordur. Burada karşılaştıkları elfler; Haldir,
Rumil ve Orophin ile birlikte Moria orklarını tuzağa düşürüp alt
ederler. Elfler, Kardeşlik'i Galadriel ile Celeborn'un krallığına
getirirler. Burada Boromir, Kraliçe Galadriel'den altın bir kemer
hediyesi alır ve kafileye de kayıklar verilir. Çünkü bir süre nehir
yoluyla gitmeleri gerekiyordur. Kayıklar Amon Hen'de konaklarlar.

Boromir'e
göre halkının tek kurtuluş yolu tek yüzüğün Minas Tirith'e gelmesidir.
Nitekim bu arzusuna yenik düşer. Amon Hen'de Frodo'dan yüzüğü ödünç
ister. Onu, yüzüğü Minas Trith'e getirmesi için ikna etmeye çalışır. Ama
Frodo kabul etmeyince sinirlenir ve yüzüğü almaya kalkışır. Frodo
yüzüğü takarak kaçar.

Aynı yerde ork saldırısına uğrayan
kardeşlik üyeleri hobbitler; Merry ve Pippin'e yardıma gider. Parth
Galen yakınlarında saldıran orkların amacı, yüzüğü buçukluklardan
almaktır. Oysa yüzük taşıyıcısı Frodo, yaveri Sam ile yüzüğü yok etmek
için Mordor'a yola çıkmışlardır bile...

Boromir, Gondor'un
Borusunu yardım gelme umuduyla çalar. Boru çaldığı sırada Frodo ve Sam
kendilerine farklı bir yol çizmiştir. Mordor'a gitme kararı almışlardır.
Legolas ve Gimli çok uzaktadırlar ve onlar da ork öldürüyorlardır.
Aragorn ise Frodo ve Sam'i arıyordur.

Tüm orklar, boru sesini
duyunca Boromir'e yüklenirler. Boromir yüzlerce orkla birden başa
çıkamaz Ama yine de elinden geldikçe savaşır. 20 kadar ork öldürür.
Lurtz liderliğindeki orklar yaya olarak yenemeyeceğini anladıkları
Boromir'i ok yağmuruna tutarlar. Boromir; kalkanı parçalanmış, kılıcı
kabzasına yakın bir yerden kırılmış, borusu ortadan kesilmiş ve vücuduna
bir çok ok saplanmış şekilde bir ağaca yaslanır ve hobbitlerin
kaçırıldığını izlemek zorunda kalır. Merry, Boromir'i etkisiz bırakan
orkların bir kaçını öldürür ama Pippin de Merry de orklar tarafından
etkisiz hale getirilip elleri bağlanır ve götürülür.

Aragorn
geldiğinde çok geçtir. Boromir ölüyordur. Boromir'in görevini üstlenerek
Gondor'a dönüp Gondor'u kurtaracağına ama önce hobbitleri kurtaracağına
söz verir. Boromir'in yüzüğü almaya çalıştığını ama artık pişman
olduğunu öğrenir ve bunu uzun bir süre sır olarak saklar. Legolas ve
Gimli geldiğinde Boromir çoktan ölmüştür. Legolas, Gimli ve Aragorn;
Boromir'in kahramanlığına ve şanına yaraşır bir şekilde cenaze töreni
düzenlemek isteseler de buna vakitleri yoktur. Merry ile Pippin'i
kaçıran orkları izlemek zorundadırlar. Bu nedenle onu Lothlorien'de
kendilerine verilen elf kayıklarından birine yatırırlar. Kılıcı,
kalkanı, borusu ve altın kemeri üzerinde olmak üzere öldürdüğü tüm
orkların miğferlerini Boromir'in ayaklarının dibine dökerek Boromir'i,
Üçüncü Çağ 26 Şubat 3019'da Anduin Nehri'ne emanet ederler.

Daha
sonra Faramir aynı ayın 29'unda -nehir boyunca güneye sürüklenmiş olan-
Boromir'in cenaze kayığını görür. Faramir, Boromir'in borusunu, babasına
vermek için alır ama kayığı bırakır. Derler ki Boromir'in cenaze kayığı
Anduin'den, denize kavuşmuştur...


Tom Bombadil, Tolkien'in Orta Dünya'sında
hayali bir karakter. İlk kez üçlemenin ilk kitabı olan Yüzük
Kardeşliği'nde görünen Bombadil, Frodo ve arkadaşlarıyla Yaşlı Orman'da
buluşur. Orada Frodo ve arkadaşlarını, hobbitleri yiyecek olan
ağaçlardan son anda kurtarır. Karısının ismi Altınyemiş'dir.

Elrond'un
konseyi toplandığında Tom Bombadil'in de davet edilmesi istendi ama Tom
Bombadil'in her şeyi gırgıra alma özelliği yüzünden bu istekten
vazgeçildi.Ayrıca Höyük Yaylalarında Frodo'yu ve yoldaşlarını yine Tom
Bombadil kurtardı.

Aynı zamanda 1962 yılında basılan ve içinde
Hobbit şiirleri bulunan bir kitapta da şiirlerden ikisi Bombadil'i
anlatmaktadır.

Gandalf'a göre Bombadil Orta Dünya'nın en
eskilerindendir.Sindarin dilindeki adı Iarwain Ben-adar yani babasız ve
en eskidir. Ağaçsakal'da Bombadil'in Orta Dünya üzerinde yaşayan en eski
canlı olduğunu söyler.

Ayrıca Sauronun hüküm dağında kara büyü
ile dövdüğü hükmeden tek yüzükten orta dünya içinde etkilenmeyen tek
canlı olduğu söylenir. Frodo bunu farkettiğinde Bombadile yüzüğü onun
taşımasını ya da yok etmesini teklif eder. Fakat Bombadil bunu reddeder.
Yüzüğün onu etkileyeceğinden korktuğu için değil Orta dünyayı
umursamadığı için Frodonun teklifini geri çevirir.



Bilbo Baggins, J. R. R. Tolkien'in kurgusal
Orta Dünya evreninde bir karakter. Bilbo Baggins, bir hobbittir.

Ataları
Çıkın
Çıkmazı'nı inşa eden ve soylu biri olan Bungo Baggins'in oğludur.
Üçüncü Çağ 2890'da Çıkınçıkmazı'nda doğdu. Bungo Baggins, tüm Shire'ın
en konforlu yeri olan Çıkınçıkmazı'nı inşa ettirmiş ve Yaşlı Took diye
de anılan Gerontius Took'un kızı Güzeller Güzeli Took ile evlenmişti.
Gerontius Took, o zamanlar bütün Shire'ın reisiydi ve en maceracı
kişisiydi. Gandalf adlı bir büyücü ile sürekli maceralara atılıyordu.
Yaşlı Took; hobbitlere ilk maceracılığı getiren kişi olan ve Shire'ı
ünlü Goblin Reisi Golfimbul istila ettiğinde,reisin kafasını tahta bir
sopayla uçuran Bandobras Took'un soyundan gelmektedir. Bandobras Took
tek başına -silahsız olarak- bir boğayı bile yenebildiği için ona
boğakükreten lakabı takılmıştır.

Hayatı
Bilbo Baggins
elli yaşına kadar hiç macera yaşamamıştır ve çok sakin bir hayat
geçirmiştir. Babasının yaptırdığı Çıkınçıkmazı'ndaki evinde huzurlu ve
zengin bir şekilde yaşamıştır. Bilbo güneşli ve güzel bir günde piposunu
tüttürürken bir büyücü gelir (Gandalf) ve onu Yaşlı Took'un torunu diye
onu cücelerle birlikte bir maceraya sürüklemiştir. Bu maceraya
atılırken anne tarafından gelen maceracı ruhu tutmuş ama daha sonra çoğu
kez pişman olmuş ve genelde baba tarafından gelen rahatcılık tarafı
tutmuştur.

Maceranın amacı; cüce kralı Thorin'in yıllar önce
çalınmış olan hazinesini Ejderha Smaug'tan geri almaktır.Bu kafilede tüm
cücelerin en soyluları ve en önemlileri vardır. Kafilede Kral soyundan
olan; Thorin'in yeğenleri ve tahtın varisleri genç Fili ve
Kili,Thorin'in kuzenleri Balin,Dwalin,Gloin ve Oin,ayrıca seçilmiş ama
soylu olmayan Ori,Dori,Nori adlı üç Erebor cücesi ve Bifur, Bofur,
Bombur adlı üç Moria cücesi vardı.

Ayrıkvadi'ye yolculuk
Kafile
ilk olarak Trollbükü'nde üç troll ile karşılaştılar. Tom,Bert ve
William adlı bu üç tane troll,çok obur oldukları ve bu yüzden bir türlü
yemek yiyerek doymadıkları için dağdan inmişler ve halklarının arasından
ayrılarak yeni avlar peşine düşmüşlerdir. Ve kafileyle karşı karşıya
gelen bu troller sırayla Tüm kafileyi yakalarlar. Kafile savaşamaz çünkü
silahları yoktur. Bu troller çok ünlü ve çoğu kişiyi öldüren aranan
trollerdir. Buradan geçen herkese pusu kurmaktadırlar. Tüm kafile tam
pişirilip yenecekken Gandalf tarafından troll ler taşa dönüştürülmüştür.

Kafile
burda troll hazinesine konmuş ve herkes bir silah edinmiştir. Bilbo,
bir elf bıçağı olan sting'i almıştır. Gandalf ve Thorin ise çok ünlü elf
kılıçları olan Galamdring ve Orchrist'i almıştır. Bu kılıçlar orklar
yaklaştığında mavi-mavi parlamaktadır.

Kafile,Ayrıkvadi'ye gelmiş
ve Elrond'a konuk olmuşlardır.Burada iyice dinlendikten sonra ve
erzaklarını aldıktan sonra Puslu Dağlar'a giderler. Puslu Dağlar'ın
kralı Ulu Goblin'e uykularında esir düşerler. Ulu Goblin onları
öldürecekken, Gandalf yine yardıma gelir ve bir büyü patlaması ile
etrafı karıştırır. Ulu Goblin'le kısa bir süre savaşırlar ve kısa süre
sonra Ulu Goblin'in karnını Galamdring keser ve kalbini çıkarır. Bilbo
ve cüceler de kılıçlarını alır ve cesurca savaşırlar. Ama bir orduyla
savaşamayacakları için kaçmak zorunda kalırlar. Herkes kaçar ama Bilbo
aşağı yuvarlanır ve bayılır.

Gollum'la karşılaşması
Kendine
geldiğinde çıkış yolunu bilmediği için ve her yer karanlık olduğundan
kör kör ilerler ve yeraltında bir göle gelir. Burada Gollum adındaki
yaratık yaşamaktadır. Bu yüzden bu Gollum adlı tehlikeli yaratıkla bir
anlaşma yapar. Bilmece yarışması yaparlar. Eğer Gollum kazanırsa
Bilbo'yu yiyecektir. Ama Bilbo kazanırsa çıkış yoluna gidecektir. Bu
canavar eski bir hobbittir. Ama sihirli ve görünmez yapan bir yüzükle
ölümsüz hale gelmiş ve çirkinleşip yaratıklaşmıştır. Yarışmayı Bilbo
kazanır. Gollum şartlara uymak istemez ve yüzüğünü takarak görünmez olup
onu yemek ister ama yüzüğünü bulamaz. Çünkü Bilbo Gollum'un yüzüğünü
önceden karanlıkta bulmuştur... Gollum bunu anlayınca Bilbo'ya saldırır.
Yüzüğü takar ve gözden kaybolur. Gollum da Bilbo'nun çıkışa gittiğini
düşünür ve çıkışa doğru ilerler. Bilbo da onun gitiği yere gider. Çıkışa
geldiğinde onu öldürmesi gerektiğini düşünür ama bu adil bir savaş
olmadığı için öldüremez. Merhameti ağır basmıştır. Burdan kaçarak
cücelerle buluşur. Ama orklar vahşi kurtlara cüceleri haber vermişlerdir
bile.... Bu yüzden Dışarıda kurtların saldırısına uğrarlar. Ağaçlara
tırmanırlar ve kurtarılmayı beklerler. Kurtlar birleşip ağaçlara
saldırırlar. Bu sırada Warglar Gandalf tarafından öldürülmekte ve bu
yüzden giderek yılmaktadırlar ama yine de cüceleri karantinada bırakmaya
devam ederler... En sonunda Kartalların Efendisi Gwahir, olanları görür
ve kartallarıyla gelerek onları son anda kurtarır.

Smaug
serüveni

Cüceler,Puslu Dağlar'ı aşmayı başarmıştır. Önce
Kocaoğlan adlı bir deri değiştiricinin yani aynı zamanda kuyutorman
oduncuların efendisinin evine konuk olurlar. Gandalf burda onlardan
ayrılır ve kafileyi yanlız bırakır. Burdan, Elf yurdu olan Kuyutorman'a
giderler. Kuyutormanın içinden geçen yol karanlık ve tehlikelidir . Bu
yüzden burda sefil duruma düşerler ve Burda Thorin'i kaybederler ve dev
örümceklerin saldırısına uğrarlar. Cüceler bir bir yakalanır ve
örümceklerin akşam yemeği olarak beklemeye koyulurlar. Ama Bilbo yüzüğü
takıp yok olur ve sesler çıkararak örümcekleri kendine çeker . O sırada
cüceler de grubun en yaşlı ve sözü geçen üyesi Balin'in önderliğinde
örümceklerin saflarını delip geçerler ve kurtulurlar... Ama Thorin'in
olmadığını farkedip onu aramaya koyulurlar. Onu elfler yakalamış ve
tutsak etmiştir. Elfler,normalde çok iyi yüreklidir. Ama cücelerle bir
anlaşmazlıkları vardır. Onun için Thorin'i esir almışlardır. Bu
anlaşmazlık çok eskilere dayanır. Thorin'i elflerden kurtarmak için
oraya giderler ama herkes yine bir bir yakalanır. Bilbo dışında......
Bilbo yüzüğü takıp kurtulmuştur, Elf kralı Thranduil'in en iyi ve en
güvenilir adamı olan kilercibaşı Galion'u kandırır ve cüceleri fıçılara
koyarak nehir yoluyla kaçırır. Kafile,nehir yoluyla Ejderha Smaug'un
hapsettiği dağ şehrine gelirler. Burda eskiden beri yaşayan insanlara
şığınırlar. Oranın Efendisi bir düzembazdır ve tek önem verdiği
ticarettir ama yine de cüceleri ağırlarlar ve barındırırlar. Kafile
ordan doğru ,Bilbo'yu ejderden bilgi sızdırması için dağa yollarlar.
Bilbo ejderle konuşur ve onu kızdırır. Ejder bütün insan şehrini yıkar
ama oranın kahramanı ve dağı smaug almadan önceki eski yurtları olan
dağın dibindeki şehrin kralı olan Girion'un soyundan gelen Ozan'ın
(İngilizcesi Bard) attığı ok ile öldürülür.

Beş Ordu Savaşı
Cüceler
buradaki dağın soyluları olurlar ve dağı yeniden inşa ederler.Buranın
kralı Thorin,İnsanların kralı ise Ozan olur. Kuyutorman'daki elflerin
kralı Thranduil,Ozan ve Thorin bu dağdaki altınlar üzerinde hak iddia
ederler.Demir Tepeler'deki cücelerin kralı Dain ise Thorin'e yardıma
gelir. Herkes birbirine girer ama o sırada Gandalf gelir ve Azog'un oğlu
Bolg'un bir orduyla intikam için buraya geldiği haberini getirir. Çünkü
Bolg hazineyi istiyordur ve babasını Dain öldürmüştür. Ayrıca Ulu
Goblin ve nice orkla vahşi kurtun ölümünün ardından iyice öfkelenmiştir.
Bu yüzden warglar olan vahşi kurtları da yardıma getirmiştir.

İnsanlar,cüceler
ve elfler birlik olurlar. Bilbo, elflerin yanında savaşır ve
Kocaoğlanın yardımını ister. Kocaoğlan, deri değiştirici olduğu için
ayıya dönüşebiliyordu. Kocaoğlan ayıya dönüşür ve Bolg'u öldürür. Savaş
bu sayede kazanılır. Ama Thorin,Fili,Kili öldürülmüştür. Kral Dain tüm
cücelerin ortak kralı olur.

Eve dönüş
Bilbo evine
döner ve macerada kazandığı cüce zırhı,kılıcı sting ve yüzüğü altmış yıl
boyunca Shire'da saklar. Akrabası olan Frodo Baggins'i evlatlık edinir.
111. yaş gününde Gandalf Bilbo'ya ziyarete gelir. Bilbo'ya yüzüğünün
tek yüzük olduğunu söyler. Bilbo yüzüğü ve tüm her şeyini Frodo'ya
bırakır. Kendisi ise Ayrıkvadi'ye gider ve orda kendi hayatını anlatan
kitabını tamamlar ve yüzük savaşı sonunda denizin ötesine açılır. Bilbo
denizin ötesine açıldığında tam 131 yaşındaydı ve denize açılmadan önce
yazdığı kitapları'nı yani; Elfçe'den Çeviriler ve Oradaydık ve Şimdi
Buradayız adlı kitaplarını Samwise Gamgee'ye bırakmıştır.



Frodo Baggins, J. R. R. Tolkien'in kurgusal
Orta Dünya evreni 'ninde bir karakter.

Frodo Baggins, Shirelı bir
hobbit ve "Yüzük Taşıyıcısı"dır. Üçüncü Çağ 2968'de doğan Frodo, Drogo
Baggins ile Primula Brandybuck'ın oğludur. Çocukluğunda yetim kalan
Frodo, kuzeni Çıkın Çıkmazı'nda yaşayan Bilbo Baggins tarafından evlat
edinilmiştir. Bir Hobbit için pek maceracı olan Frodo, aynı zamanda çok
iyi bir eğitim almıştı ve hem bir şarkı yazarı hem de Elf gelenekleri
ile dili konusunda uzman sayılırdı. 3001 yılında Bilbo gizemli bir
biçimde Shire'ı terk ettiğinde, Çıkın Çıkmazı ile birlikte Tek Yüzük de
Frodo'ya miras kaldı. 3018 yılında Büyücü Gandalf yeniden ortaya çıkarak
Frodo'yu Yüzük Seferi'ne yolladı; Gandalf önce Frodoyu Sıçrayan Midilli
Han'ında bekliyordu ancak Gandalf Saruman tarafından alıkoyuldu Frodo
hana varınca Gandalf'ı orada bulamadı. Orada onları Gandalf'ın dostu
olan Yolgezer yani Aragorn buldu ve onları Ayrıkvadi'ye götürmek için
yola çıktı.Frodo ona güvendi ve Ayrıkvadi'ye doğru yola çıktılar.Bir
hayli yol kat ettikten sonra Aragorn Frodo ve diğerlerini dinlenmek için
Amon Sul Kulesi'ne götürdü.Aragorn etrafı kollamaya gittiğinde Frodo
uyumuştu, Sam, Merry, Pippin yemek yemek için ateş yakmışlardı ki Frodo
birden uynanıp ateşi söndürdü tam o anda Kara Süvari'ler onları farketti
ve Nazgûl 'lerin lideri Angmar'ın_Cadı_Kralı onu zehirli Minas Morgul
hançeriyle bıçakladı.Tam o sırada Aragorn 9 süvariyle baş edip , Frodo
ve diğerlerini kurtardı. Elf Prensi Glorfindel ve elf yardımcıları
yetişip Frodo'yu iyileştirmesi için babası Elrond'a götürdüler.
Ayrıkvadi deki yüce divana Frodo da katıldı ve yüzük kardeşliğinin bir
üyesi oldu. Daha sonra yolculuğa devam ettiler ve Frodo yüzüğü yok
ettikten sonra Shire'a geri döndü. Fakat burada huzur bulamayacağını
anlayınca ölümsüz diyar Aman'a yelken açtı...



J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninde Samwise Gamgee ,daha sonra Bahçıvan Sam veya Cesur Sam,
genellikle sadece Sam olarak bilinen karakter.

Yüzük
Taşıyıcısı'nı tüm bir serüven boyunca -ne sebepten olursa olsun- hiç
terketmemiş yol arkadaşı ve koruyucusudur. Gandalf, Frodo ile konuşurken
Samwise Gamgee'nin kendilerini dinlediğini farketmiş ve önce Sam'i
korkutmuş sonra da Frodo'nun yol arkadaşı ve koruması olmasını
istemiştir.

Sam; Frodo, Pippin ve Merry ile birlikte Arıkvadi'ye
kadar gelmiş ve tüm maceralara rağmen hiç cesaretini yitirmemiştir. Daha
sonra dört arkadaş da yüzük kardeşliğine katıldıktan ve kardeşlik
bozulduktan sonra Frodo ile yüzüğü yok etmek için Mordor'a yolculuğa
çıkmış ve bunu başarmıştır.

Samwise Gamgee, Üçüncü Çağ'ın sonunu
getiren Yüzük Savaşı'nın ardından Frodo'yu Gri Limanlar'dan batıya
uğurlamış ve kardeşliğin üyelerinden Meriadoc Brandybuck ve Peregrin
Took ile beraber Shire'a geri dönmüştür. Shire'da 5 kez ard arda
belediye başkanı olarak seçilmiştir. Eşi Gül Hanım vefat ettikten sonra
da tek başına, batıya Frodo'nun yanına yelken açmıştır.

Frodo'nun
yanına gitmeden önce bütün hazinesini ve Bilbo ile Frodo'nun yazdığı
kitapları kızı Elanor'a bırakmıştır.



Tolkien Evreninde Hayali Kahraman

Meriadoc
Brandybuck, Shire'lı bir hobbittir. Üçüncü Çağın 2982. yılında doğan
Meriadoc Brandybuck, Erdiyarı'nın efendisi Saradoc Brandybuck'ın
oğludur.

Üçüncü Çağ'ın 3018 yılında Merry, Yüzük Kardeşliği'nin
dört hobbit üyesinden biri olarak seçildi. Kardeşlik ile birlikte
Mordor'un derinliklerine gitmek, Frodo'nun yüzüğü atmasına yardımcı
olmak görevini üstlenirken hiç tereddüt etmedi.Kardeşlik kafilesi ile
birlikte Moria'da savaştı ve Gandalf'ın köprüden düşüşüne ve soyu
tükenmiş olan balrogların son ferdiyle savaşmasına tanık oldu.

Kafilenin
geri kalanıyla -Aragorn'un liderliğinde- Lothlórien'e gitti ve bizzat
üç yüzüğün taşıyıcısından biri olan Galadriel'le yüz yüze görüştü ve
ondan elf pelerini hediyesi aldı.

Kardeşliğin son konak yeri olan
Amon Hen'de arkadaşı Pippin ile birlikte, uruklar dört bir yanlarını
sarmışken,Gondor'un başkomutanı ve cesur kahramanı olan kardeşlik üyesi
Boromir tarafından kurtarıldılar.Boromir ile birlikte orklarla
savaşırken Boromir'in yardımına kimsenin gelmeyişine ve Boromir'in
öldürülüşüne tanık oldular.Boromir bir çok ok yiyerek Pippin ve
Merry'nin kaçırılmasını izlemeye mecbur kaldı.Kardeşlik bozulana dek pek
çok macera atlattı ve bu olayın ardından arkadaşı Pippin (Peregrin
Took) ile birlikte uruklar tarafından esir alındı.

Uruklar
Rohirrim'in saldırısına uğradığında kurtulan iki hobbit Merry ve Pippin,
Fangorn Ormanına sığınarak entlerin Isengard'a saldırmaya ikna
edilmesinde önemli rol oynadılar.

Merry daha sonra Rohan Kralı
Théoden'in hizmetine girdi. Pelennor Çayırları Savaşı'nda Éowyn'in
Angmar'ın Cadı Kralı'nı öldürmesine yardım ederek kahraman oldu. Bu
olayda ölümden dönen Merry'yi, Aragorn iyileştirdi.

Aynı yıl daha
sonra Shire'a geri döndüğünde, Subaşı Savaşı'nda Şef'in adamlarını
bozguna uğrattı. Merry daha sonra Estella Bolger ile evlenerek, Erdiyarı
efendisi olarak babasının yerini aldı.135 cm boyunda olan Merry ve
Pippin tarihteki en uzun hobbitlerdi.

Dördüncü Çağın 64. yılında
Merry ve Pippin, Shire'dan ayrılarak hayatlarının geri kalanını geçirmek
üzere Rohan ve Gondor'a gittiler. Burada öldüklerinde büyük bir onurla
Minas Tirith'in Kral Mezarlığı'na Gondor krallarının mezarlarının yanına
gömüldüler.



Tolkien Evreninde Hayali Karakter, Pippin
olarak da bilinir.

Peregrin Took, Shire'lı bir Hobbittir . Üçüncü
Çağın 2990. yılında doğan Peregrin Took, Shire Şerifinin oğludur.

Frodo
Baggins'in sadık bir arkadaşı olarak 3019 yılında Yüzük Seferine
katıldı.Moria'da Gandalf'ın Balrog ile dövüşüne tanık oldu.Aragorn'un
liderliğinde Lothlorien'e geldi ve Galadriel'in evinde ağırlanarak,ordan
hediyeler alıp,kardeşliğin son durağı olan Amon Hen'de onların hayatını
kurtarıp kimsenin yardımına gelmeden yüzlerce orka karşı savaşıp,bir
çok ok yiyip ölen Boromir'i çarezizçe izlemek zorunda kaldı ve sonunda
uruk-hai ler tarafından kaçarıldı.Yüzük Kardeşliği bozulana dek
Kardeşlik ile birlikte pek çok macera atlattı ve bu olayın ardından
arkadaşı Merry (Meriadoc Brandybuck) ile birlikte Uruk-Hailer ve orklar
tarafından esir alındı.

Şanslı bir biçimde fangorn ormanı'na
sığınan iki Hobbit, ent ağaçsakalı ile karşılaştılar ve entlerin
Isengard'a saldırmaya ikna edilmesinde önemli rol oynadılar.

Daha
sonra Gandalf, Pippin'i Gondor'a götürdü ve Pippin burada Gondor'un
hizmetine girerek Kale Bekçisi unvanını aldı ve Kral Vekilinin oğlu
Faramir'in hayatının kurtarılmasına yardımcı oldu. Mordor'un Kara Kapısı
önünde yapılan savaşta Pippin bir Troll öldürerek ün kazandı.

Aynı
yıl daha sonra Shire'a döndüğünde, Bywater Savaşı'nda dövüştü. Tam
tamına yüz otuz beş santimetre boyunda olan Merry ile Pippin tarihteki
en uzun Hobbitlerdi; bu boylarını içtikleri Ent İçeceklerine
borçluydular. Dördüncü Çağın 14. yılında Pippin, Shire Şerifi oldu ve bu
görevini 64 yılına dek sürdürdü. Merry ile birlikte hayatlarının geri
kalanını Rohan ve Gondor'da geçirmeye karar verdiler ve burada
öldüklerinde büyük bir onurla Kral Mezarlığına gömüldüler.

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------


En son Erica tarafından Salı Tem. 20, 2010 5:32 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Geri: Karakterler ve Hayatları   Salı Tem. 20, 2010 5:22 pm



Sauron, J. R. R. Tolkien'in hayalî Orta Dünya
evreninde kötü bir Maia. Orta Dünya hayalî evrenini anlatan kitaplar
sırasıyla şöyledir; Silmarillion, Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, Húrin'in
Çocukları. Bu eserlerden bazıları, Tolkien'in ölümünden sonra oğlu
tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenip yayımlanmıştır. Bu kitapların
hepsinde doğrudan veya dolaylı olarak Sauron'dan bahsedilir.

Kara
Efendi Sauron, Vala Aulë’nin Maiası iken , dünyanın kara düşmanı olarak
adlandırılan Vala Melkor’un tarafına geçti ve onun sağ kolu oldu.
Başlangıçta iyi Valar safında olan Sauron, böylelikle sonradan karanlık
tarafa geçmiş oldu.

Karanlık Çağ’da Sauron, Utumno’nun Melkor’dan
sonraki en güçlü ismi idi. Melkor Valar tarafından zincirlenip Ölümsüz
Topraklar'a götürüldüğünde onun yerine Angband’ı yönetmişti. Melkor
Valar Ağaçları'nı yok edip bir çağı kapattığında Angband’ı onun için
ayakta tutan Sauron’du. Sonunda Valar, Melkor’u kesin olarak mağlup edip
ebedi olarak Boşluk'ta kalmaya mahkum ettiklerinde ve Angband’ı yok
ettiklerinde Sauron da ortadan kayboldu.

Üçüncü Çağ’da Sauron,
Necromancer olarak Güney Kuyutorman'da tekrar ortaya çıktı. Fakat asıl
kimliğini saklıyordu. Eregion’daki demirci elflerle dostluk kurdu.

Elfler
ona Annatar yani “hediyeler veren” diyorlardı. Sauron bu yeni kimliği
ile elflerle birlikte güç yüzüklerini yaptı. Ardından hepsine hükmetmek
için Tek Yüzük’ü yaptı. Fakat elfler tarafından kötü niyeti anlaşıldı ve
böylece Sauron ile elfler arasında savaş başladı. Celebrimbor öldü.
Eregion harabe oldu. Yakınlarda yaşayan Khazad-dûm Cüceleri dış dünyaya
kapılarını kapattı. Khazad-dûm, Moria adıyla anılır oldu. En sonunda
Númenorlular elflere yardıma geldi.Númenor'un deniz imparatorluğu ile
Mordor'un kara imparatorluğu karşı karşıya geldi. Númenor’un gücünü
gören Sauron, onları savaşarak yenemeyeceğini fark etti ve Barad-Dûr’dan
çıkarak Númenorluların ordularına teslim oldu, Númenor’a götürüldü.
Burada ölümlü insanların zayıf duygularını manipüle ederek Valar ve
Númenorlular arasındaki bağı ortadan kaldırmaya çalıştı. Valar’ın
onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı. Gururları okşanan Númenor
halkının çoğu zamanla Sauron'un esir edilmiş bir düşman lideri olduğunu
unuttular ve en sonunda Sauron'un fitnesine düşerek Valar’a karşı bir
ordu gönderdiler. Bu Valar tarafından affedilmezdi. Büyük Deniz boydan
boya ikiye yarılarak Númenor ülkesi denize batırıldı ve Anduin
Efendileri'nin topluluğundan başka herkes denize gömüldü. Bu sırada
Numenor’la birlikte denize gömülen Sauron fiziksel biçimini kaybetti ve
Orta Dünya'ya döndü.

Fakat Sauron bir Maia idi. Ruhu güçlüydü ve
hala gücünün büyük kısmını aktardığı Yüzük duruyordu. Bu nedenle
Mordor’a döndü. Artık olağanüstü korkunç bir kara savaşçı görünümündeydi
ve kötülüklerine kaldığı yerden devam etti. Fakat Numenor’un yok
edilişi sırasında bütün insanlar Valar’a karşı çıkmamışlardı.
Kendilerine inançlı diyen bir grup insan Elendil önderliğinde Valar’a
karşı açılan savaşa katılmamış ve Orta Dünya’ya gelmişlerdi. Elendil’in
insanları Orta Dünya’ya yerleştiler ve Arnor ile Gondor krallıklarını
kurdular. Kaçınılmaz olarak bir süre sonra Sauron ile karşı karşıya
geldiler. Elfler ve insanlar Son İttifak adı verilen bir ordu ile
Sauron’a karşı koydular. 7 yıl süren kuşatmanın ardından Sauron kara
kalesinden çıktı ve savaşmaya başladı. Fakat Isildur Sauron’un parmağını
kesip yüzüğü aldığında bürünmüş olduğu kara savaşçı görüntüsü de
kayboldu. Fakat Sauron’un gücü Tek Yüzük’teydi bu nedenle Yüzük yok
edilmediği sürece yok olmazdı. Isildur Yüzük’ü yok etmeyince Sauron’da
yok olmadı.

Sauron son kez Orta Dünya’ya döndüğünde bu sefer
kendini sadece büyük kapaksız bir kırmızı göz ile simgelemişti. 2000 yıl
boyunca Kuytuorman’da Dol-Guldur’da saklandı. Bu sırada Nazgûl onun
gelişi için orduları ile Arnor'u yok etmiş, Minas İthil'i ele geçirmiş,
Mordor’u hazırlamaya başlamıştı bile. En sonunda Yüzük elinde olmasa
bile kendini açık etti ve Mordor’a gitti. Barad-Dûr’u tekrar inşa etti.
Fakat son hükümdarlığı kısa süreli oldu. Hobbit Bilbo Baggins tarafından
bulunan Yüzük, Frodo Baggins tarafından yapılmış olduğu Mount Doom
(Hüküm Dağı) ateşine atılarak yok edildi. Yüzük’ün yok edilmesiyle
birlikte gücünün çoğunu ona aktaran Sauron'da varlığını devam ettiremedi
ve Yüzük ile birlikte yok oldu.



Cadı Kral (Angmar'ın Cadı Kralı, İng.
Witch-King), J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde, İkinci
Çağ'da ve Üçüncü Çağ'da Sauron'un en şeytani ve en güçlü hizmetkarıdır.
Dokuz süvarilerin (Kara Süvariler) lideridir. Sauron'un yardımıyla Minas
İthil'i alıp adını Minas Morgul olarak değiştirdi. Yüzük Savaşı'nın en
önemli dönüm noktalarından birisi olan Pelennor Çayırları Savaşı'nda
Sauron'un ordularının başkumandanlığını yaptı ve bu savaşta öldürüldü.

Tayf
olduktan sonra İkinci Çağ'da Angmar ülkesinin kralı oldu. Bu ülke,
Ayrıkvadi'nin yer aldığı Dumanlı Dağlar dağ sırasının kuzey ucunda yer
alan ayrı bir dağ sırasına da adını verir.

Yüzüktayflarının en
güçlüsüdür. Angmar'ın Büyücü Kralı, Nazgul Efendisi, Ümitsizlik Efendisi
olarak da bilinir. Sauron'un sağ koludur. Minas İthil'i alıp adını
Minas Morgul yapmıştır ve civardaki her cisme karanlığını
bulaştırmıştır. Üçüncü Çağ’ın sonunda tekrar Gondorluların eline geçene
kadar şehir, Mordor’un kötülüğünü yaymakta kullandığı en önemli
karargahlarından biri oldu. Bu önemli şehirde ikamet eden Cadı Kral
planlarını bu şehirde yaptı ve senelerce Gondor’a saldırdı.

Cadı
Kral ve diğer Nazgûller yüzük takıldığında bunu hisseder. Cadı Kral,
silah olarak, diğer yüzük tayflarından farklı olarak bir de döven
kullanır.

Aynı zamanda Cadı Kral, Frodo'yu Fırtınabaşı'nda
zehirli Morgul bıçağı ile yaralayan Nazgûl'dür. Fellbeast ya da kara at
kullanır.

Cadı Kral, Pelennor Çayırları Savaşı sırasında Minas
Tirith'in surlarında Gandalf ile karşılaşmış ve Gandalf´la savaşacağı
sırada Rohanlıların (Rohirrimin) gelmesi ile savaş alanına dönmek
zorunda kalmıştır. Çok güçlü bir büyücü olan Cadı Kral çok güçlü bir
kişi olduğundan dolayı herkes tarafından korku ile anılırdı. Rohan Kralı
Théoden'e öldürücü bir darbe vurmuş ve kısa bir süre sonra ölümüne
sebep olmuştur; fakat daha sonra olaya tanık olan Éowyn, (Théoden'in
evlatlık aldığı yeğeni) Meriadoc Brandybuck'ın da yardımıyla Cadı Kral'ı
kılıçlayarak ölümüne sebep oldu. Böylece Glorfindel'in "Angmar'ın Cadı
Kralı'nın sonunun bir erkek eliyle olmayacağına" dair kehaneti
gerçekleşmiş oldu.



Saruman, J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninde bir karakter. Saruman, beş büyücü Maiardan birisidir. Diğer
dördü; Gandalf, Radagast, Alatar ve Pallando.

Hayatı
Orta
Dünya'ya geliş

Üçüncü Çağ 1000'de Orta Dünya’ya beş maia
gönderildi. Görevleri Sauron’a karşı özgür halkları örgütlemek olan bu
beş maia, Orta Dünya’ya valar tarafından gönderilmişti.

İnsan
görünümlü bu beş maia'ya Istari adı verildi. İkisi mavi elbiseler
giymişti (Alatar ve Pallando). Birisi kahverengi pelerinli Radagast, bir
diğeri gri pelerinli Gandalf, bir tanesi ise her birinden daha kudretli
ve yüce olan ak giysiler içindeki Sarumandı. Bu Istari, Aman’da
(Ölümsüz Topraklar) Demirci Aulë’nin Maiası olarak bilinen Curinír idi.
Ona verilen en büyük kudret sesindeydi. Sesini duyan varlıklar
etkisinden uzun süre çıkamazdı. Sesini büyük bir ustalıkla kullanıyor,
Orta Dünya’da ki tüm ırklara öğütler veriyor, yardıma muhtaç olanlara
yardım ediyordu. Her ırk ona büyük saygı duyuyordu.

Yüzük
Savaşı öncesi

Bilgisinin derinliği yüzünden elfler ona maharetli
adam anlamına gelen Curunir ismini vermişti. İnsanlar ise onu Saruman
olarak biliyorlardı. Saruman aynı zamanda Sauron’a karşı kurulmuş olan
Divan'ın da başkanı seçilmişti. Orta Dünya üzerinde uzun zaman dolaştı,
Tek Yüzük hakkında bilgiler topladı ve bu konuda uzmanlaştı. Fakat
yüzükler hakkındaki bilgileri arttıkça özgür Orta Dünya halkı ile daha
az ilgilenir oldu ve sonunda Isengard’da bulunan Orthanc ismiyle bilinen
kuleye yerleşti. Saruman Tek Yüzük’ün yok edilmediğini Orta Dünya
üzerinde bir yerlerde bulunmayı beklediğini biliyordu. Zamanla Tek
Yüzük’e sahip olma fikri Saruman’da saplantı haline geldi. Gandalf ve
Divan üyeleri Sauron’un Dol Guldur’da tekrar ortaya çıktığından
kuşkulandıklarında onları Saruman sakinleştirdi. Dol Guldur'daki
kötülüğün Sauron olduğunu her birinden daha iyi biliyordu, lakin Saruman
kurnazdı ve zekiydi kendi emellerini ifşa edip, Sauron'un yüzüğü arama
sürecini hızlandırmak istemiyordu. Bu nedenle Divana engel oldu. Fakat
daha sonra Divanda Saruman'dan sonra en kudretli olan Gri Gandalf Ak
Saruman'a ilk defa burada karşı çıktı ve Dol Guldur’a tek başına gitti,
böylece bu kötülüğün Sauron olduğu kesinlik kazandı. Yine Saruman'ın
başı çektiği Ak Divan, Sauron'u Dol Guldur’dan çıkarttı.

Yüzük
Savaşı

Bundan sonra Saruman daha da içine kapandı. Artık öğüt
vermiyor, Divan’a bile katılmıyordu. Orthanc’ta yüzük ilmini çözmek ve
Tek Yüzük’ü bulmak için var gücüyle çalışıyordu. Fakat tek yaptığı
araştırma değildi. Orklardan, uruklardan ve Rohan’ın başına her zaman
bela olmuş olan Bozdiyarlılardan oluşan bir ordu kurmuştu. Bu ordudan
uzunca bir süre kimsenin haberi olmadı.

Yüzük Savaşı sırasında
Saruman niyetini belli etti. Kendisinden tavsiye almak için gelen
Gandalf’la uzlaşamadı ve bu yüce Istariler arasında bir savaş yaşandı.
Tabiki GriGandalf'ın Ak Saruman'ı yenilgiye uğratması beklenemezdi.
Bilge Saruman her ihtimali değerlendirirdi. Bunun için Gandalf'ı
karşısında görmekten çekindi ve onu Orthanc’a hapsetti, fakat Gandalf
kurtulmayı becerdi. Saruman'ın çoğunluğu Uruk-Hai'lerden oluşan ordusu
Miğfer Dibi Savaşı’da, Saruman'ın Ak ünvanını Durin'in Felaketi ile
yaptığı büyük savaş sonrası ele geçiren Gandalf'ın üstün gayretleriyle
yok edildi. Isengard ise Saruman'ın dahi tahmin edemediği bir şekilde,
Merry ve Pippin'in kurnazlığı sayesinde başlarında Orta-Dünya'nın en
eskilerinden Ağaçsakal'ın bulunduğu Entler tarafından saldırıya uğradı.
İsen Nehri'nin suları Entler tarafından yönü değiştirilerek Isengard'a
yönlendirildi. (Peter Jackson'ın Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinde bu
olay baraj yıkılması olarak gösterilmiştir.) Sel Saruman'ın üstünde
çalıştığı herşeyi yıkıp götürdü. Saruman ise yanında Miğferdibi'ne
yaptığı saldırı planında kendisine yardımcı olan Grima Solucandil ile
Orthanc'da mahsur kaldı. Bir süre sonra Gandalf, az bir ihtimal olsada
Saruman'ı kendi taraflarına çekebileceğini düşündüğü için beraberinde
Aragorn, Gimli, Legolas ve Rohan'dan insanlarla Orthanc'a gider. Ama
Gandalf halen Saruman'dan çekinir bunuda şu sözlerle yanındakilere
anlatır. Ne yapacağını veya ne yapmaya çalışacağını kimse tahmin edemez.
Üstelik Saruman'ın sizin tahmin bile edemiyeceğiniz güçleri var.
Sesinden sakının!. Saruman ilk olarak muhteşem sesini kullanarak Theoden
başta olmak üzere Gandalf'ın yanındakileri kendi tarafına çekmeye
çalışır. Lakin Saruman'ın kudreti azalmıştır. Saruman Theoden'in
yanındaki insanları etkilese bile Theoden'i etkileyememiştir. Sesindeki
tüm irfanı ve kudretide Gandalf'ı ikna çabasıyla göstermiştir, bu öyle
büyük bir güçtü ki Gandalf dışında herkesi etkiledi. Fakat onlar kapının
dışında bırakılmışlardı. Ainur'un tanıdığı yetkiyle Gandalf Saruman'ın
rengini elinden alır. Asasınıda kırar. Entlerden Saruman'ın kulesinden
çıkmasına izin vermemelerini ister.

Yüzük Savaşı Sonrası
Gandalf'ın
isteğine uyan entler Saruman'ı kulesinden ilk olarak çıkartmazlar.
Fakat sonra Saruman'ın Ağaçsakalı sesi ile kandırmasıyla kuleden kaçar.
Artık her şeyini kaybettiği için Solucandil ile bir dilenci olarak
gezmektedir. Serbest kalınca Hobbit'lerden intikam almak ister ve
Güneyden zalim çetelerle anlaşarak Shire'ı mahveder. Frodo, Sam, Pippin
ve Merry Shire a döndüklerinde Shire artık Mordor'a benzemektedir. 4
arkadaşın bölgedeki Hobbitleri örgütlemesiyle isyan çıkarırlar ve
işgalcileri Shire'dan temizlemeye başlarlar. Subaşı Savaşı ile tüm
işgalciler yenilir. Tüm bu olanların arkasında Saruman olduğunu
öğrendikleri zaman Frodo hariç herkes onu öldürmek ister. Frodo'ysa şu
sözlerle Saruman'a dokunulmamasını ister. "O bir zamanlar
dokunamayacağımız kadar irfan ve kudret sahibiydi" .Tam giderken
Solucandil'i her zaman yaptığı gibi aşağılar. Fakat Solucandil bu sefer
karşılık verir ve gizli bıçağı ile Saruman'ı bıçaklar.

Peter
Jackson'ın sinema uyarlamasında ise Saruman,Isengard düştüğünde
Orthanc'da Gandalf ve arkadaşları ile konuşurken Solucandil'i aşağılar.
Solucandil bıçağı Saruman'a saplar ve Saruman aşağıya düşerek ölür.
Aşağı düşme sırasında ise Legolas, Solucandil'i ok ile vurur. Fakat bu
sahneler filmden çıkarılmıştır.Saruman'ın akıbeti gösterilmemiştir.
Kesilmiş sahneleri barındıran özel DVD'lerde bu sahneler yer almaktadır.



Lurtz, Peter Jackson ve yardımcı
arkadaşlarının Yüzüklerin Efendisi film üçlemesi için uydurdukları bir
karakterdir ve bu isim Tolkien tarafından hiç kullanılmamıştır. J. R. R.
Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Lurtz adında bir karakter
yoktur.

Lurtz, bir uruktur. Uruk ırkı, ork ırkı ve Bozdiyarlılar
karışımından oluşmuş olan melez bir ırktı, bu sayede orklar gibi güneş
ışığından rahatsız olmuyorlar, insan gibi her vakit yeryüzünde
dolaşabiliyorlardı. Saruman, Lurtz'u yüzüğü bulması için görevlendirdiği
uruk topluluğunun başına geçirir. Lurtz bu görev sırasında Amon Hen
tepesinde Boromir adlı karakteri öldürmeyi başarır. Daha sonra olaya
Aragorn müdahil olur ve Lurtz ile kıyasıya savaşırlar ama, Lurtz'un
kibiri kendisinin ölümüne yol açar. Lurtz daha güçlü olmasına karşın,
Aragornun hızı daha fazladır. Lurtz belki yüzüğü bulamamıştır ama yüzük
kardeşliğinin bozulmasına sebep olmuştur.Saruman'ın Lurtz'u baş ork
olarak seçmesinin nedeni kibri,öfkesi,hırçınlığı ve çok güçlü
olmasıydı.Lurtz'u ilk gördüğü yerde büyücü olduğundan dolayı içindeki
hırçınlığı ve öfkeyi anladı.

Tolkien'in yazmış olduğu kitapta
Boromir, Uglúk liderliğindeki bir uruk okçu birliği tarafından
öldürülmüştür.



Gollum, Tolkien Evreninde Hayali Kahraman

Gollum
eski bir Hobbittir. Gollum bir zamanlar, Anduin Vadilerindeki Gladden
Düzlüklerinde doğmuş olan Sméagol adlı bir Stoor Hobbitiydi. Üçüncü
Çağın 2463. yılında Sméagol'un kuzeni Déagol balık tutarken Tek Yüzüğü
buldu ve onu hemen öldüren Sméagol Yüzüğü ele geçirdi. Yüzüğün gücü
Sméagol'un yaşam süresini uzattıysa da, onu tanınmaz hale getirdi.
Bundan sonra konuşurken çıkardığı çirkin, mideden gelen sesler yüzünden
Gollum adıyla tanındı. Işıktan korkan hayaletimsi bir yaratık haline
geldi ve pis cinayetler işleyerek ve kirli etler yiyerek yaşadı.
Yalnızca derin mağaraların karanlık yeraltı göllerinde huzur buldu.
Derisi tüysüz, kara renkli ve nemli, bedeni ise zayıf ve kemikli bir hal
aldı. Başı bir kafatasına benzedi, gözleri ise bir balığınkiler gibi
yuvalarından fırladı. Dişleri Orclarınki gibi uzadı ve Hobbit ayakları
düzleşerek perdeli hale geldi. Neredeyse beş yüz yıl boyunca Gollum,
Dumanlı Dağların altındaki mağaralarda gizlenerek yaşadı.

Daha
sonra 2941 yılında Gollum'un mağarasına bir kader ziyareti yapan Bilbo
Baggins, Tek Yüzüğü ele geçirdi. 3019 yılında Gollum sonunda yeni Yüzük
Taşıyıcısı Frodo Baggins'i yakaladı fakat yenemedi.Gollum eski Smeagol
olmakta Frodo Baggins sayesinde onunla geçirdiği zamanda umutlanmıştı o
eski Smeagol olmak için zihnindeki Gollum'la sürekli iyilik ve kötülük
adına yarıştı fakat zihnini yenemedi ve yüzüğün hükmü altındaki aciz bir
yaratık olmaya devam etti.Smeagol olmak için hobbitler Frodo ve Sam'in
isteği Mordora gitmeyi ve onlara yolu göstermeyi bu iyilikle
sonuçlandıracağını düşündü ama üzerinde zihni,yüzük ve Sam'in baskıları
vardı ve Smeagol yine Gollumdu Bir süre için Frodo Gollum'u
evcilleştirmiş gibi göründüyse de, Gollum ihanetlerinden vazgeçmedi

Böylece
son dakikada, iyi Frodo bile Kıyamet Dağında Yüzüğün gücünün etkisine
girdiği sırada Gollum, Kıyamet Yarıklarının kenarında Yüzük Taşıyıcısına
saldırdı. Tüm kötü gücünü bir araya toplayarak, Frodo'nun parmağını
ısırıp kopardı ve Yüzüğü ele geçirdi fakat tam da bu zafer anında
dengesini kaybederek değerli ganimeti ile birlikte Yeryüzünün ateşli
karnına düşerek yok oldu.



Grima Solucandil, J. R. R. Tolkien'in
kurgusal Orta Dünya evreninde bir karakter. Grima bir zamanlar iyi bir
insandı.Ama Saruman onu kandırdı büyük vaatler etti. Grima bu vaatlere
inanıp vatanını sattı. Saruman adına uzun bir müddet casusluk yaptı.
Ayrıca Kralı kontrol altında tutup onun orklara karşı bir şey
yapmamasını sağladı. Theoden tarafından affedilmesine rağmen Saruman'a
hizmet etmeye devam etti. Miğfer Dibi'ndeki zayıf noktayı Saruman'a o
söyledi. Ayrıca Grima Saruman'ında sonunu getiren kişiydi. Sürekli
Saruman'dan çok kötü muamele gören Grima Solucandil efendisini hançerle
arkasından hançerleyerek öldürdü.Kendisinide Hobbit okçuları tarafından
öldürüldü.(Peter Jackson'ın Yüzüklerin Efendisi film üçlemesinde Legolas
tarafından öldürüldü fakat bu sahne daha sonra filmden atıldı.)

Not:
Yukarıdaki bilgiler filmde olanlardır. Kitapta Saruman Solucandil
tarafından öldürülmemektedir.



Nazgûl"ler,
J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya evreninde Sauron'un en şeytani
hizmetkarları olan hayaletlerdir. Kelimenin kökeni, Kara Lisan'da nazg
(yüzük) ve gûl (hayalet, tayf) kelimeleridir. Bu yüzden kendilerine
Yüzüktayfları denilir. Diğer adları, Kara Süvariler, Dokuz Süvari ya da
kısaca Dokuzlardır.

Dokuzlar, Sauron'un gücünün hayranlığına
kapılarak onun emrine girmiş ve her birine verilen güç yüzükleriyle,
Sauron'un parmağındaki Tek Yüzük'ün boyunduruğuna girmiş ölümsüz insan
krallarıdır. Kendilerinden, ilk kez 1954-1955'te yayınlanan Yüzüklerin
Efendisi’nde bahsedilmiştir. Kitapta Dokuzlar, "Sauron'un en korkunç
hizmetkârları" olarak anılır.

Başlarında Angmar'ın Cadı Kralı
vardır. Rivayete göre, aralarında Cadı Kral'ın da olduğu üç tanesi
Númenor kökenli krallardır. Kullandıkları silahlar fiziksel olarak bir
üstünlüğe sahip değildir, asıl güçlerini etraflarına yaydıkları korku,
zehirli nefesleri, duyulduğunda korku ve zayıflığa yol açan çığlıkları
ve korku salmaya yönelik karanlık sihirleridir. Tolkien bir mektubunda
onlar hakkında şöyle demiştir:

Korkusuz olanlara karşı üstünlük
sağlayabilecekleri bir fiziksel güçleri yoktur, ancak sahip oldukları
dehşet ve korku, karanlıkta inanılmaz derecede artar. ”


Yüzük
Savaşı'nda Cadı Kral'ın ölmesi ve -Nazgûllerin ölü ruhlarını ayakta
tutan tek nesne olan- Tek Yüzük'ün Hüküm Dağı'nda yok edilmesi ile
birlikte diğer Nazgûller de dağılmıştır.

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Geri: Karakterler ve Hayatları   Salı Tem. 20, 2010 5:23 pm



J. R. R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninde bir karakter, Rohan ülkesinin 17. kralı.

Kral
Thengel'in ve Lossarnachlı Morwen'in tek oğludur. Biri kendinden büyük
olmak üzere dört kızkardeşi vardır. En sevdiği kardeşi Theodwyn'dir.
Üçüncü çağın 2948 yılında -Thengel kral olana kadar- ailesinin yaşadığı
Gondor'da doğmuştur. Yetiştirilirken Rohirrimden çok Sindarin dilini ve
Ortak Lisan'ı öğrenmiştir. Halkının dilini daha sonraları öğrenmiştir.

Babasının
Ü.Ç. 2980'de ölmesi üzerine kral olmuştur. Denir ki, tacı devraldığı
gün, dağlardaki kötü kalpli yaratıklar silahlarını geride bırakarak
birden ortadan yokolmuşlardır. Kardeşi Theodwyn'i yanına alarak tahtını
Edoras'a kurmuştur . Gençliğinde elf kanı taşıyan biriyle evlenmiştir
ancak kraliçe, oğlu Theodred'i doğururken ölmüştür. Theodwyn'in ve
kocası Eomund'un ölümünün ardından yeğenleri Eomer ve Eowyn'i himayesine
almış, kendi çocuğu gibi yetiştirmiştir.

Theoden,
hükümdarlığının erken dönemlerinde güçlü, sağlıklı ve çok etkileyici bir
kraldı. Çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi
şekilde yaşaması için çabalardı. İyi bir biniciydi. Halkının doğasında
olan bir özelliği olarak, uzun boylu ve mağrur yapılıydı, oldukça
güçlüydü.

Ordunun başkomutanı da olan Eomund'un ölümünden sonra,
bu görevi kendisi üstlendi. Kılıcının adı Herugrim idi. denir ki,
Theoden bu kılıçla hangi orkun canını almayı arzularsa, o orkun
Theoden'in gazabından kaçışı olmazdı.

Yüzük savaşı zamanında,
Theoden yaklaşık 30 yıldır hükümdardı, ve yaşının belirtilerini
gösteriyordu. Başdanışmanı ve Saruman'ın ajanı olan, ve hatta
denildiğine göre ona "yaşlandırıcı zehirler" veren Grima Solucandil'in
etkisi altında kararlarını veriyordu. Ayrıca Gleowine adında bir
vekilharcı vardı.

Yüzük Savaşı'nın ilk dönemlerinde, hükmünün
ellerinin arasından kayıp gitmesine izin vermiş, ve Solucandil'in hükmü
bu dönemde otoritesi oldukça güçlenmiştir. Rohan orduları da
Isengard'daki Saruman'ın emrindeki orklarla ve güneylilerle tekrar
çatışmaya başlamıştı.

Oğlu Theodred, Saruman'ın orklarıyla
yaptığı İsen Sığlıkları Savaşı'nda ölümcül olarak yaralanınca, yeğeni
Eomer'i varisi ilan etmiştir.

Gandalf ve Aragorn onunla konuşmaya
geldiğinde Theoden, Gandalf'ın "atlarınızı Saruman'a karşı sürün"
öğüdüne uymaya karar vermiş, Gandalf Grima'yı defettikten sonra Theoden
eski gücüne tekrar kavuştu, kılıcını aldı ve atını Miğfer Dibi'ne sürdü.
Bu andan sonra ona Edne (yenilenmiş) adı verildi, zira Saruman'ın ve
Solucandil'in verdiği telkinden kurtulmuştu.

Genç Eorl'un
yeminini tutarak, en kısa sürede Rohirrime liderlik ederek Gondor'un
yardımına, Pelennor Çayırları Savaşı'na koşmuştur. Savaşta, kendi
birliğinden kat kat güçlü olan Haradlı süvarileri ezmiş, ancak Angmar'ın
Cadı Kralı'yla karşılaştığı sırada, kara bir okla vurulan atı
Karyele'nin altında kalarak ağır yaralanmıştır.

ntikamı hemen
orada, Theoden'in savaşa gelmelerine izin vermediği Eowyn ve Meriadoc
Brandybuck tarafından alınmıştır. son anlarında Eowyn'e veda etmiş, ve
yeni kralın Eomer olacağını söylemiştir.

Naaşı Sauron'un
düşüşünden sonra Rohan'a taşınana kadar Minas Tirith'te kalmıştır. Genç
Eorl'a dayanan kralların ikinci soyunun son üyesidir.



Éomer, Tolkien evreninde hayali kahraman.

Rohan
orduları komutanı Eomund ve Kral Theoden'in kız kardeşi olan
Theodwyn'in oğludur. Eomer'in Eowyn adlı ikiz kız kardeşi vardır.

Daha
26 yaşındayken, Rohirrimlerin 3. komutanı oldu ve Rohan'lı binicileri
komuta etti. Gençlik yılları, Rohan için çok zor geçen yıllardı. Rohan
insanları, kuzeyden gelen Ork'lar tarafından tehdit ediliyordu.Bu süre
içerisinde, kralın sözde danışmanı Galmod oğlu Grima, Saruman'ın casusu
olarak, kralı tamamen etkisi altına almıştı.

3. çağda, 25 Şubat
3019'da, Fords of Isen adı verilen çarpışmada, Kral Theoden'in oğlu ve
varisi Theodred'in Saruman'ın güçleri tarafından öldürülmesi, Eomer'i
kralın doğal varisi haline getirdi. Bundan 5 gün sonra, Eomer'in
Riddermark bölgesinde 3 yabancıya rastlaması, Rohan'ın kaderini
değiştirecekti. Bu 3 yabancı, Aragorn, Legolas ve Gimli'ydi. Eomer'in,
ümitlerini kaybetmiş 3 kahramana yardımcı olması, Rohan'ın gelecekteki
zaferinin habercisi oldu. Eomer yaptığı yardım yüzünden Rohandan
sürüldü.

Birkaç gün sonra, Gandalf, Edoras'a gelerek Kral
Theoden'i, kendisini saran büyüden kurtararak uyandırdı. Rohirrimler
savaşa hazırlandı, Fords of Isen'in 2. savaşında da yenilmelerine
rağmen, Battle of Hornburg'da Fangorn'lu Entlerin lideri Ağaçsakal
(Treebeard) ve entler yardımıyla yardımıyla Saruman'ın ordularını
bozguna uğrattılar.

Eomer, Kral Theoden'le beraber Minas Tirith'e
yardıma giderek Pelennor çayırlarında Sauron'un ordularına karşı
savaştı. Bu süre içerisinde Eowyn, Edoras'ı yönetmek yerine Minas
Trith'e geldi ve Uçukluk Merry yardımıyla Cadı-Kral'ı (Witch-King)
öldürdü. Theoden ise Umbar Korsanları ve Harad insanları lideri
Haradrim'i öldürdü.

Theoden'in savaş sırasında ölmesiyle, Eomer
Rohan kralı oldu. Kendini Minas Trith surlarından atan Gondor Vekilharç
Hükümdarı Denethor'un ölmesiyle kral olan Aragorn ile birlikte yüzük
taşıyıcısının Mordor'daki yollarını açmak için Kara Kapılar'a
Rohirrim'le birlikte at sürdü. Burada ölümüne savaştı ve yüzük
taşıyıcısının yüzüğü Mount Doom'un alev çatlaklarına atmasıyla tüm
kötülük yok oldu.

Eomer, kral olduğunda 28 yaşındaydı. Rohirrim'i
65 yıl yönetti. Gondor'la büyük bir dostluk ve ittifak içinde yaşadı.
Hükümdarlığı sırasındaki bolluk ve barış ortamı nedeniyle ona "Eadig"
(Blessed=kutsanmış) adı verildi. Dol Amroth Prensi İmrahil'in kızı
Lothiriel ile evliliğinden Elfwine isimli bir oğlu oldu.



Eowyn, Eski Rohan Kralı Thengel'in oğlu kral
Theoden'in kız kardeşi Theodwyn'in, ve kocası eski Rohan orduları
komutanı Eomund'un kızıdır. Yüzük Savaşı sırasındaki Rohan orduları
komutanı ve Rohan'ın üç numaralı yöneticisi Eomund oğlu Eomer'in kız
kardeşidir.

Kralın oğlu Theodred'in ölümüne ve kralın Saruman
tarafından aklının zehirlenişine şahit olmuştur. Daha sonra Ak Gandalf
gelip Saruman'ı yenmiş ve Kralı kurtarmıştır. Kral Theoden, halkını
Saruman'ın ordusundan korumak için Miğfer Dibi'ne sığındırınca Eowyn,
bir kız olduğu için savaşmasına izin verilmemiş ve mağralarda kadınlarla
çocukları korumuştur. Savaş kazanıldıktan sonra büyük kayıplar
verilmiş,(Örnek:Kralın Başyardımcısı Hama'nın ölümü) halk çok zor
durumda kalmıştır.

Sauron bütün ordularını toplayıp Gondor'a
saldırmaya hazırlandığında Theoden, ordularını toplayıp yardıma
gitmiştir. Theoden, aslında Edoras'ı yönetmeyi Eowyn'e bırakmıştır ama
Eowyn gizlice ordunun içine karışmış ve savaşa gitmiştir.Çünkü Eowyn
kadın olmasına rağmen belki de Rohan'ın en iyi savaşçısıdır. Yüzük
Kardeşliği'nde olan ve Rohan ordusuna katılan bir buçukluk Merry'nin de
savaşa gitmesi yasaklanmış ve Edoras'ta kalması söylenmiştir.Ama Eowyn
savaşa giderken onu da yanına almıştır.


Savaşta
Eowyn,efsanevi dokuzların başı ve en kudretlisi olan,Sauron'un
başyardımcısı Cadı-Kral ile Merry'nin yardımı ile savaşmış... Tek başına
olmasa da ikisi birlikte büyük bir zafer kazanarak Cadı-Kral'ı öldürmüş
ama büyük yara almışlardır.

Savaştan sonra,yeni Gondor
Vekilharcı ve İthilien Prensi olan Faramir ile evlenmiştir. Faramir;
Gondor orduları komutanı, kahramanı ve yüzük kardeşliği üyesi olup,
Merry ile Pippin'i korurken öldürülen Boromir'in kardeşidir. Savaştan
sonra Eowyn'in abisi Eomer, Rohan Kralı olmuştur.



Faramir, Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninde kahraman.

Üçüncü Çağ'ın 2983 yılında Minas Tirith'te
doğan Faramir, Gondor'un son hükümdar vekilharcı Echtelion oğlu
Denethor'un küçük oğludur. Annesi, Dol Amroth prensi Adrahil'in kızı
Finduilas'tı.

Faramir, o doğduğundan beri ilk defa ciddi bir
saldırı yapan Sauron'un Osgiliath'a saldırısını başarı ile savundu.
Abisi Boromir o sırada Osgiliath'ta değildi. Ama Cadı Kral'ın gelmesi
ile durum değişti ve faramir yenilmeye başladı. Ama abisinin yardıma
gelmesiyle Cadı Kral ve orduları yenildi ve Cadı Kral, Mordor'un
karakolu durumundaki kalesi, Minas Morgul'a çekildi.

Faramir'in
babası Denethor, Boromir'in gördüğü Tek Yüzük'le ilgili rüyalar
nedeniyle Elrond'un divanına abisini yollamıştır. Faramir, kendisi
gitmek istemiştir ama abisi ona göre bedence daha güçlüydü bu yüzden de o
gitti. Ağabeyini her zaman sevmişti. Çünkü abisi ona her zaman saygı
duyardı. Daha sonra abisinin Ayrıkvadi'de Yüzük'ü yok etmek için kurulan
kardeşliğe katıldığını duydu.

Boromir'in öldürüldüğünde Faramir
Ithilien'de bulunuyordu ve ağabeyinin öldüğünü, onun nehir boyunca giden
ölüsünün koyulduğu sandalda görünce anladı. Burada, bir Haradrim
ordusunu, Mordor'a giderken pusuya düşürdü ve orduları dağıttı. Bu
esnada aynı yoldan geçen yüzük taşıyıcısı Frodo ve yardımcısı Samwise'i
esir aldı. Onlardan Boromir'in ölümünün tüm ayrıntılarını öğrendi. Abisi
yüzüğü almak istemişti, daha sonra Merry ve Peregrin adlı iki buçukluğu
korurken uruklar tarafından öldürülmüştü. Faramir, yüzüğü alıkoymaktan
vazgeçti Frodo'nun gitmesine izin verdi.

Yüzük Taşıyıcısı'nı
yolladıktan sonra Faramir, Osgiliath'a yapılan saldırının savunulmasına
yardıma gitti. Orada büyük bir zafer kazandı. Abisinin koruduğu bölge
olan Osgiliath'ı, Ithilien'le eşzamanlı olarak korumaya başladı. Mordor
saldırısına rağmen babasının Oradan ayrılmayın! emri sebebiyle orada
kaldı ve ölümle yüz yüze geldi. Burada Nazgûlların efendisi olan Cadı
Kral ile karşılaştı. Nazgûl Efendisi tarafından zehirlendi ve ölmek
üzere olan bedenini Minas Tirith'e dayısı ve Dol Amroth efendisi İmrahil
tarafından kargaşadan kurtarıldı.

Faramir çok ağır yaralanmıştı.
Bunun üzerine Denethor delirerek komadaki Faramir'i kendisi ile
birlikte yakmaya çalıştıysa da,Gandalf,Peregrin ve kule muhafızı
Beregond, Faramir'i kurtarmayı başardı. Gondor müstakbel kralı
Aragorn'un sığayıcı elleri ise Faramir'i, Cadı Kral'ın "Kara Nefesi"nin
neden olduğu ölüm benzeri uykudan uyandırdı.

İyileşen Faramir,
Rohan'ın Kalkan Kızı Éowyn'e aşık oldu. Çift, Yüzük Savaşı'ndan sonra
evlendi ve Faramir Dördüncü Çağ 82'de Gondor Vekilharcı,Ithilien Prensi
ve Emyn Arnen Efendisi unvanlarıyla hayata veda etti. Elboron adında bir
oğlu oldu ve ondan sonra tüm unvanları oğlu Elboron'a kaldı.



Denethor, Tolkien evreninde bir İnsan
karakteridir.

Yüzük savaşı sırasındaki Gondor Vekilharç hükümdarı
olan II. Denethor, II.Ecthelion'un oğludur ve babasının zamanlarındaki
Dol Amroth Prensi olan Adrahil'in kızı Finduilas ile evlidir. Kendi
hükümdarlığı zamanlarında Dol Amroth prensi Adrahil oğlu İmrahil
olmuştur. İki tane oğlu vardır. Büyük olanın ismi Boromir,küçük olanın
ismi ise Faramir'dir. Karısı öldükten sonra çocukları tek değerli
varlıkları olmuş ve çocuklarının (özellikle Boromir'in) üstüne çok
düşmüştür.

Yüzük Savaşı sırasında oğlu Boromir'in yüzük
kardeşliğine katılıp ölmesi kendisini yıpratmıştı.Kendisi filmlerde
yansıtıldığının tersine iradesi güçlü bir insandı.Ve Sauron'a karşı
koymuştu.Osgiliath'ı alıp orayı bir savunma merkezi yapmıştı.Bir yandan
palantirden Sauron'un hamleleri hakkında bilgi almaya çalışmıştır.Ama
Sauron varlığını fark etti.Yine de Denethor hainliğe sapmadı zira
iradesi güçlü bir insandı ve yozlaşmadı ama palantiri de kontrol edemedi
ve yanlızca Sauron'un gösterdiklerini gördü ve umutsuzlukla delirdi.Ama
delirmeden evvel Minas Tirith'i kurtarmak için pek çok şey
yapmıştı.Yine filmdekinin tersine Denethor Rohan'dan yardım istemiştir.
En son oğlunu adeta intihar denebilecek bir göreve göndermiş ve yaralı
olarak döndüğünde kendini ve onu yakmaya çalışmış ama Gandalf tarafından
engel olunmuştur.Kendisi yanarak can vermiştir.

Denethor, son
vekilharç hükümdarıydı ve ilk vekilharç hükümdarı sadık Mardil'in
soyundan gelirdi. Kendi tahta çıktığı zaman Arathorn oğlu Aragorn'u
biliyordu.Ama tahtı ona bırakmak istememişti. Buna rağmen çok bilgili ve
çok zeki bir insandı.

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Geri: Karakterler ve Hayatları   Salı Tem. 20, 2010 5:23 pm



Elrond J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreninde bir karakter.

Tam adı Elrond Peredhil'dir. Sindarin
lisanında isminin anlamı "yıldız kubbesi"dir. Beren ve Lúthien'in
torunu, Earendil ve Ak Elwing'in oğludur. Ayrıkvadi onun mekanıdır.
Celeborn ve Galadriel'in tek kızı Celebrian, Elrond'un eşidir. Arwen
adında bir kızı ve Elladan ve Elrohir isminde iki oğlu vardır.

Earendil
ve Ak Elwing yarı elf olduğu için Elrond'a bir ölümlülüğü seçme hakkı
tanınmıştır. Elrond ise, kardeşi Elros'un aksine ölümsüz olmayı
seçmiştir. Rivendell'in efendisidir. Üç Yüzük'ten biri olan -hava
yüzüğü- Vilya'nın muhafızıdır. Vilya, en güçlü elf yüzüğüdür ve Üç
Yüzük'ten biridir. Kralın Dönüşü'nün eklerinde belirtildiğine göre
Elrond, Gil-galad'ın varisidir.

İkinci Çağ'ın en son olayı olan
Son İttifak'a katılmıştır. Gil-Galad ve Elendil'in ölümleri pahasına
Sauron'u yere yıkışına Círdan ile birlikte tanıklık etmiştir.
Isildur'un, Sauron'un elinden güç yüzüğünü kesip alışını görmüş ve
Isildur'a Cirdan ile birlikte; yüzüğü yok etmesini öğütlemişlerdir. Ama
Isildur buna kulak asmamıştır. Ferah Çayırlar'da orkların saldırısına
uğramış -4 oğlundan büyük olan üçüyle birlikte- katledilmiş, bundan
dolayı yüzüğe Isildur'un Felaketi denilmiştir. Tek Yüzük Ferah
Çayırlar'da kaybolmuş ve uzun süre kimse tarafından bulunamamıştır.

Elrond
Üçüncü Çağ'da, Ak Divan'ı topladı ve yüzük bulunduğunda bütün kudretli
canlıları Ayrıkvadi'ye çağırmıştı. Yüzük Kardeşliği'nin kurulmasını
sağlamış ve kızı Arwen, oğulları Elladan ve Elrohir'in orta dünyada
kalmalarına karşı çıkmıştır. Tüm çocuklarının ölümlü olmasına
kederlenmiş ve Üçüncü Çağ'ın bitiminde Orta Dünya'dan ayrılarak Deniz'in
ötesine geçmiştir.



Arwen Undómiel, J. R. R. Tolkien'in kurgusal
Orta Dünya evreninde Ayrıkvadi'nin elf prensesi, yarı elf Elrond ile elf
kraliçe Celebrian'ın kızıdır.

Çocukluğu ve Gençliği

Üçüncü
Çağ 241'de doğan Arwen, çağının en güzel kızı olarak kabul ediliyordu.
Elflerce Undómiel olarak, insanlar tarafından Akşamyıldızı olarak
biliniyordu. Yaklaşık üç bin yıl boyunca Ayrıkvadi ve Lórien'de yaşadı.
Dúnedain veliahtı Aragorn ile ilk karşılaştığında Aragorn ona aşık olmuş
fakat o karşılıksız bırakmıştı. Isildur'un varisi Aragorn kıza aşık
oldu. Bunu Arwen'in babası Elrond'dan gizleyemedi. Çünkü Elrond çoğu
kişinin yüreğini okuyabilirdi.Aragorn Yabanellerde -Dúnedain reisi
olarak- emrindeki kolcularla birlikte dolaştı. Arwen, 2951 yılında
Dúnedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile tekrar karşılaştı. Bu sefer
karşısında yıllar görmüş geçirmiş bir adam duruyordu ve bir elf beyi
gibi haşmetliydi. Üçüncü Çağ 2980'de Cerin Amroth'ta, Arwen ve Aragorn
birbirlerine bağlılık yemini ettiler ve Aragorn, bağlılığın nişanesi
olarak Arwen'e Barahir'in Yüzüğü’nü verdi. Arwen'in babası durumu
öğrendi ve endişelendi. Zira, Arwen bu aşkın bedeli olarak ölümsüzlükten
vazgeçmek zorundaydı ve Elrond, kardeşi Elros'un ölümünü bir kez de
kızında yaşamak istemiyordu. Elrond, kızı Arwen'in bu fedakarlığına
ancak çok büyük bir iş pahasına ikna olacağını belirtti. Aragorn, Yeni
Birleşik Krallık'ı kurana dek evliliğe izin vermeyecekti.

Yüzük
Savaşı ve Kraliçe Arwen

Aragorn, Yüzük Savaşı'nda
müttefikleriyle birlikte zafere ulaştı ve Sauron'u devirdi. Ardından
Yeni Birleşik Krallık kuruldu ve Aragorn, Elessar adıyla tahta geçti.
Elessar böylece Elrond'un şartını yerini getirmiş oldu. Bunun üzerine
Arwen'in evlenmesine babası izin verdi ve Arwen ölümlü olmayı seçti.
Arwen için bu çok cesur bir seçimdi çünkü evliliği ile tüm ölümlülerin
ortak kaderini paylaşmayı da kabul etmişti. Yeni Birleşik Krallık'ın ilk
kralı Aragorn ve ilk kraliçesi Arwen olarak, mutlu bir hayat sürdüler.
Oğullarına ELDARİOUN adını verdiler ve ismi bilinmeyen birkaç kızları
oldu.

Ölümü
Kral Elessar, Dördüncü Çağ 120'de öldü ve
Minas Tirith'te Kralların Mezarlığı'na gömüldü. Arwen, bu kaybın
üzüntüsüne dayanamadı ve her yanı hatıralarla dolu Minas Tirith'te daha
fazla kalamadı. Arwen Undómiel, anneannesi Galadriel'in bir zamanlar
hüküm sürdüğü fakat şimdi bomboş olan Lothlórien'e gitti ve Cerin Amroth
tepesinde ölüm uykusuna yattı.



Tolkien'in, Yüzüklerin Efendisi adlı eserinde
bir karakterdir. Orta Dünya'da bir Elf soylusudur. Lord Celeborn ile
beraber Lothlórien'in yöneticisidir. Kendisine Lórien Hanımı, Galadhrim
Hanımı, Işığın Hanımı veya Ormanın Hanımı olarak hitap edilir.
Lothlórien'de ise, sadece Galadriel Hanım veya Hanım olarak bilinir.
Kraliçe değildir, fakat kraliyet soyundan gelir.

Aslen
Artanis("asil kadın") ve Nerwen("erkek-kadın", gücünden ve yapısından
dolayı) olarak adlandırılmıştır. Galadriel ismi, Celeborn tarafından
verilmiş olan Telerin Quenyası'ndaki adı Alatáriel'in Sindarince'sidir.

Noldor
prensi Finarfin'in Earwen ile evliliğinden doğan tek kızı ve en küçük
çocuğudur. Valinor'da doğmuştur. Ağabeylerinin adları; Finrod(Felagund),
Angrod, Aegnor ve Orodreth'tir.Tam bir elftir ama Eldar`ın çağrısını
kabul etmemiştir.Bu yüzden sürgünde dir.

Ağabeyi Finrod ile adı
Lothlorien olup,daha önceleri Belerian olan orman krallığına
geldi.Burada Kralın yeğeni olan Celeborn'a aşık oldu ve ağabeyi
Finrod'un yanından ayrılıp Celeborn ile kaldı.Derlerki Galadriel'in
saçlarında Valinor'daki ikinci ışık kaynağı olan iki ağacın ışıkları
gizlidir.

Eregion'a saldırı sırasında, Galadriel'e Üç Elf
Yüzüğü'nden Nenya verilmiştir. Sauron'un gücünün farkında olan
Galadriel, Tek Yüzük Sauron'da olduğu sürece Nenya'yı kullanmamıştır.
Fakat Üçüncü Çağ'da Tek Yüzük kaybolunca kullanmıştır. Yüzüğün güçleri,
Galadriel'in Aynası ile ilişkilendirilebilir.

Dördüncü Çağ'ın
başlarında, Elrond, Gandalf ve Yüzük Taşıyıcıları Bilbo ve Frodo Baggins
ile Orta Dünya'dan ayrılmıştır. Tek Yüzük'ü reddetmesi ona dönme
hakkını vermiştir. O vakitte yedi bin yıldan daha yaşlıdır.

Galadriel
Yüzük Kardeşliği'ne hediye dağıtırken Cüce Gimli'ye ne istediğini
sormuş, Gimli de gönlünden geçenin hanımın üç tel saçı olduğunu dile
getirmiş, ancak talep etmemiştir. Orada bunu duyan elfler çok
şaşırmıştı. Çünkü Lady Galadriel zamanında saçından tel isteyen
Feanor'un dileğini reddetmişti. Feanor da Valinor'un iki ağacından ışık
alarak Silmaril'leri yapmıştı. Galadriel Cüce Gimli'nin dileği üzerine
üç tel saçını vermiştir.

Peter Jackson'ın yönettiği Yüzüklerin
Efendisi üçlemesinde, bu karakteri Cate Blanchett canlandırmıştır.



Tolkien’in eseri Yüzüklerin Efendisi’nde, Lord
Celeborn (Keleborn), Galadriel’in Elf kocası, Galadhrim Lordu ve
Galadriel’in yanında Lothlórien’in yöneticisidir. Teleri Elfi'dir. İlk
Çağ'da Doriath Prensi'dir. Lórien Lordu olarak Üçüncü Çağ’da
tanınmıştır. Elrond’un eşi Celebrian’ın babası, dolayısı ile Arwen
Akşamyıldızı’nın dedesidir. Ayrıca İlk Çağ Elf Kralı Thingol’ün
hısmıdır. Celeborn, Sindarin dilinde “(uzun) gümüşi ağaç” demektir.

Kendisine,
Lórien Lordu, Galadhrim Lordu veya Ormanın Lordu diye farklı şekillerde
de hitap edilir. Lothlórien’de sadece Lord Celeborn veya Lord olarak
anılır.

Peter Jackson’ın Yüzük Kardeşliği filminde bu rolü Marton
Csokas oynamıştır.

Celeborn’un soyu belirgin değildir. İlk
olarak Yüzüklerin Efendisi’nde ortaya çıkmıştır, ve Tolkien’in daha
sonra yayımlanan Silmarillion adlı eserinde adı geçmemektedir.

Celeborn’un
Yüzüklerin Efendisi’nden sonraki hayatı da geçmişi kadar belirsizdir.
Galadriel Orta Dünya’dan ayrıldığında, Celeborn kalmıştır. Fakat daha
sonra, Dördüncü Çağ’da, Valinor’a gitmek üzere Orta Dünya’dan
ayrılmıştır. “Aragorn ve Arwen’in Öyküsü”, kısa süre sonra Lórien’in
tamamen boşaltıdığını anlatır. Celeborn’un, eski zamanların anılarını
aktaran son kişi olduğu söylenir.

Celeborn ayrıca Tol Eressëa’da
büyüyen Beyaz Ağaç’ın adıdır. Galathilion ağacını toğumundan büyümüştür,
Valinor’un İki Ağacı’nın daha yaşlı olanıdır. Númenor ve Gondor’un Ak
Ağaçları’nın atasıdır.



Haldir,J.R.R. Tolkien'in kurgusal Orta Dünya
evreni'ninde bir karakter.

Lothlorien elflerinin 3. Çağın
sonlarındaki, Yüzük Kardeşliği zamanlarındaki ordularının
komutanıdır.Rumil ve Orophin adlı iki tane kardeşi vardır.Kardeşleri
ortak lisan dilinden biraz anlamaktadır.Yüzük Kardeşliği,Lothlorien'e
Aragorn'un liderliğinde geldiklerinde, onları Haldir karşılamıştı ve
onların peşindeki Moria'dan gelen Goblin ordusundan Kardeşlik'i, o ve
kardeşlerinin emrindeki elf taburu kurtarmıştı.Diğer Lothlorien elfleri
gibi Haldir de Lothlorien'deki Mallorn ağaçlarının tepesinde
yaşarlardı.Kardeşlik onlardan yardım istediğinde,hobbitleri gizli ağaç
evlerde saklayıp dinlendirmişler ve Aragorn,Boromir,Legolas ve Gimli ile
birlikte Moria'dan gelen ork taburlarını pusuya
düşürmüşlerdi.Kardeşliği sağ salim Galadriel'e ulaştırarak büyük bir
görev gerçekleştirmiş oldu.Kardeşliğe lembas vererek onlara büyük bir
ayrıcalık tanımıştı ve onları Galadriel'e götürürken , Gimli bir cüce
diye Gimli'nin gözlerini kumaş ile kapatmak zorunda kalmıştı.Bunun
nedeni,uzun zaman önceki cüce ve elf anlaşmazlıklarıydı.Galadriel bundan
dolayı Gimli'den özür dileyip ödül olarak saçının bir tutamını Gimli'ye
uğur getirmesi için hediye etmişti.Ama Haldir'e doğrusunu yaptığını
söyleyerek,geleneklere uyduğu için ona teşekkür
etmişti.Haldir;orkların,lothlorien nehrine ayak basmalarına çok
öfkelenmişti ve nehir pislendiği için çok üzülmüştü.Normalde Yüzüklerin
Efendisi'nin yazarı J.R.R. Tolkien,Haldir karakterine bu kadar rol
vererek ölümü ve geleceği hakkında daha fazla bilgi vermemişti.Ama filme
çekilirken yönetmen Peter Jackson Haldir'e ikinci kitabından çevrilen
filmde de rol verdi.Ordaki rolü şöyleydi:Rohan'lılar Miğfer Dibi
Kalesi'ne sığındıklarında,100 kadar elf askeri ile Haldir yardıma
geldi.Durum kötüye gitmeye başladığında Aragorn herkese çekilme emrini
verdi.Kaladeki elfleri Haldir yönetiyordu ve elfleri geriye çekerken bir
yandan da savaşıyordu.Bir an için bir ork onun bileğine kesik attı ve
kesik, Haldir'i tek elle savaşmaya mecbur bıraktı.Üstüne üstüne orkları
devirirken,arkadan sırtına gelen bir darbe Haldir'in ölmesine yol
açtı.Haldir,Aragorn için çok iyi bir arkadaştı.

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Geri: Karakterler ve Hayatları   Salı Tem. 20, 2010 5:24 pm

Alıntıdır...

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
 
Karakterler ve Hayatları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» MK'nın Yeni Karakterleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Diğer :: Fantastik Seriler :: Yüzüklerin Efendisi-
Buraya geçin: