AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En iyi yollayıcılar
Erica
 
Zachary-Bartowski
 
BlackRose
 
guleryvs
 
Zack^im
 
=-Yvonne-=
 
Alex Coburn
 
En son konular
» Alttakine Bir Şey Fırlat
Cuma Tem. 23, 2010 10:51 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * kelime üretme oyunu
Perş. Tem. 22, 2010 9:48 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * olabilir veya imkansız
Perş. Tem. 22, 2010 9:47 am tarafından Zachary-Bartowski

» * * * * * * * kumanda sende
Perş. Tem. 22, 2010 9:45 am tarafından Zachary-Bartowski

» Bizden İstediğiniz Bölümler
Perş. Tem. 22, 2010 9:14 am tarafından BlackRose

» Tuttu / Tutmadı
Çarş. Tem. 21, 2010 6:38 pm tarafından BlackRose

» * * * * * * * Üsteki üyenin ......
Çarş. Tem. 21, 2010 6:38 pm tarafından BlackRose

» 100 Den Geriye
Çarş. Tem. 21, 2010 6:37 pm tarafından BlackRose

» Üsteki üyenin nesini beğendin ?
Çarş. Tem. 21, 2010 6:37 pm tarafından BlackRose

Istatistikler
Toplam 17 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: lelele

Kullanıcılarımız toplam 506 mesaj attılar bunda 66 konu
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 86 kişi Salı Tem. 20, 2010 9:24 am tarihinde online oldu.
CIA
NSA
FBI
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Irklar Hakkında Genel Bilgiler

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Erica
Yönetici/NSA Başkanı
Yönetici/NSA Başkanı
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 205
Kayıt tarihi : 17/07/10
Ajan Artıları : 3
Ajan Puanı : 255
Lakap : Zifir
Nerden : Los Angeles
İş/Hobiler : Bir Yerleri Patlatmak

Kimlik Kartı
Para/Altın Para/Altın: Ben para kulanmam
Sağlık Sağlık:
500/500  (500/500)

MesajKonu: Irklar Hakkında Genel Bilgiler   Salı Tem. 20, 2010 5:54 pm

ENTLER

Üçüncü
Çağ'a kalmış en kadim halk, Onodrim ya da Enydler idi. Ent,
isimlerinin Rohan dilindeki biçimiydi. Entler kadim günlerde Eldarlar
tarafından biliniyorlardı; Eldarlar entlere kendi dillerini vermemiş,
onun yerine konuşma arzusu aşılamışlardı. Onların yarattıkları lisan
başka hiçbir lisana benzemiyordu: Ağır, yankılı, toplu, tekrarlamalı,
gerçekten uzun soluklu; Eldar'lı irfan sahiplerinin bile hiç yazıya
dökme girişiminde bulunmadıkları, sesliler arasındaki nüans
çeşitliliğine, niteliklerinde ve tonlamalardaki yükselme ve alçalmaya
dayanan bir forma sahip bir dildi. Bu dili sadece kendi aralarında
kullanıyorlardı ama bunu gizli tutmak zorunda değillerdi, zaten başka
kimse öğrenemezdi.
Öte yandan entler, diller konusunda çok
yetenekliydi; çabuk öğrenirler ve hiç unutmazlardı. Fakat eldar
dillerini tercih ederler, en çok da kadim Yüksek Elf dilini severlerdi.
Yani Ağaçsakal ve diğer entlerin kullanmış oldukları, hobbitlerin
kaydettiği yabancı kelimeler ve isimler Elfçe'dir ya da elf lisanından
ent usulünce bir araya getirilmiş kelimelerdir. (Bazı yerlerde hobbitler
entler tarafından çıkartılan daha kısa süreli mırıltıları ve
seslenişleri örneklemek için bazı girişimlerde bulunmuşlardır:
a-lalla-lalla-rumba-kamanda-lindor-burúme de Elfçe değildir ve gerçek
Entçe'den bir parçayı örneklemek için (büyük ihtimalle son derece hatalı
biçimde) bugüne kadar gelen tek girişimdir.) Bazıları Quenya
dilindendir: "Çokgölgeliorman-karaderinvadi Derinvadiormanı
Kasvetlitoprak" şeklinde çevrilebilecek olan
Taurelilómeëa-tumbalemorna Tumbaletaurea Lómëanor gibi; bununla da
Ağaçsakal'ın aşağı yukarı anlatmak istediği şöyle bir şeydir: "Ormanın
derin vadilerinde kara bir gölge var." Bazıları da Sindarin dilindendir:
"Ağacın sakalı" anlamındaki Fangorn veya "narin kayın" anlamındaki
Fimbrethil gibi.

ORKLAR

Orklar, diğer ırkların, Rohan dilinde kötü
halklara verdikleri ismin bir biçimidir. Sindarin dilinde orch idi. Hiç
kuşkusuz Kara Lisan'daki uruk kelimesinin de bununla bir ilgisi vardı;
gerçi genellikle bu kelime o sıralarda Mordor ve Isengard'dan yayılan
büyük asker orklara veriliyordu. Daha alt seviyede olanlara, özellikle
de Uruk-hai tarafından, "köle" anlamında snaga denirdi.
Orklar Eski
Günler'de, Kuzey'in Karanlık Gücü tarafından üretilmişti. Kendilerine
ait bir dilleri olmadığı söylenir; onun yerine diğer dillerden
alabildiklerini almışlar ve kendi zevklerine göre saptırmışlardır, yine
de bunlar, küfür veya sövüp saymak için kullanıldıkları zaman dışında
kendi gereksinimleri için bile pek yeterli olmayan, sadece kaba
anlaşılmaz sözlerdi. Bu yaratıklar garaz ile dolu, kendi cinslerinden
bile nefret eden varlıklar olduklarından kısa sürede kendi ırklarına ait
kaç grup veya yerleşim merkezi varsa o kadar barbar lehçe
geliştirmişlerdi; böylece değişik kabileler arasında Orkça kullanmak
onlara pek bir fayda sağlamıyordu.
Böylece Üçüncü Çağ'da orklar,
soyları arasında Westron dilini kullanıyorlardı; hâlâ Kuzey'de ve
Dumanlı Dağlar'da dolaşanlar gibi eski kabilelerin birçoğu Westron'u ana
dilleri olarak kullanıyorlardı ama bunu öyle bir şekilde
kullanıyorlardı ki Orkça'dan daha sevimli sayılmazdı. Bu dilde
"Gondor'lu insan" anlamındaki tark, Westron'da kullanılan bir Quenya
kelimesi olan Númenor'luların soyundan biri olan anlamında kullanılan
tarkil’den bozulmuştu

TROLLER

Troll, Sindarin dilindeki Torog'un karşılığı
olarak kullanılmıştır. Başlangıçlarında, ta Eski Günler'in
alacakaranlığında, kalın kafalı ve aptal yaradılışlı olan bu
yaratıkların, hayvanlardan farklı bir dilleri yoktu. Fakat Sauron onları
kullanmış, öğrenebilecekleri kadarını öğretmiş, zekâlarını kötülükle
bilemişti. O yüzden troller hâkim olabildikleri kadarıyla dillerini
orklardan öğrenmişlerdi; Batı Toprakları'nda Taş Trolleri Ortak Lisan'ın
bozulmuş bir şeklini kullanıyorlardı.
Fakat Üçüncü Çağ'ın sonunda
güney Kuyutorman'da ve Mordor'un dağ sınırlarında daha önce hiç
rastlanmamış bir trol ırkı görülmeye başladı. Kara Lisan'da bunlara
Olog-hai deniyordu. Bunları, hangi soydan olduğunu bilmeseler de,
Sauron'un üretmiş olduğuna kimsenin kuşkusu yoktu. Kimisi bunların trol
değil de dev orklar olduğunu kabul ediyordu; fakat Olog-hai hem bedensel
açıdan, hem de zihinsel açıdan, irilik ve güç açısından çok daha ileri
oldukları en iri ork cinsinden bile çok farklıydı. Troldüler trol
olmasına ama efendilerinin kötü niyetiyle doluydular: Güçlü, çevik,
hiddetli, zeki olmakla birlikte bir taştan bile daha sert korkunç bir
soy. Alacakaranlık'ın eski ırkının aksine, Sauron'un iradesi kendilerine
yöneltilmiş olduğu sürece Güneş'e dayanabiliyorlardı. Çok az
konuşuyorlardı; bildikleri tek dil Barad-dûr'un Kara Lisanı idi.

İNSANLAR

(Faramir)
Westron,
Elfçe etkisiyle zenginleştirilmiş ve yumuşatılmış olsa da bir İnsan
lisanıydı. Aslında, özellikle de İlk Çağ'da batıya, Beleriand'a gelen
Elf Dostlan'nın Üç Hanedanı olan ve Kuzey'deki Karanlık Göç'e karşı
Büyük Taş Savaşı'nda Eldar'a yardım eden, Eldar'ın Atani veya Edain yani
"İnsanların Ataları" dediği kimselerin lisanıydı.
Karanlık Güç
devrildikten sonra Beleriand'ın büyük bir bölümünün sular altında kalıp
yıkılmış olması nedeniyle Elf Dostlan'na da Eldar gibi Deniz'i aşıp
Batı'ya gitme imkânı bahşedilmişti. Fakat Ölmeyen Diyar onlara yasak
olduğu için, bütün ölümlü toprakların en batısı olan büyük ada onlara
ayrılmıştı. Bu adanın adı Númenor (Batıil) idi. O yüzden Elf
Dostları'nın çoğu ayrılarak Númenor'da yaşamaya başlamış ve burada
namlı denizciler ve gemi ustaları olarak büyüyüp güçlenmişlerdi. Açık
kumral ve uzun boylu olan bu insanların ömürleri Orta Dünya'daki
insanların ömürlerinin üç katıydı. Bunlar Dúnedain dedikleri,
insanların Kralları Númenor'lular idi.
İnsan soyları arasında sadece
Dúnedain elf dilini bilir ve konuşurdu; çünkü ataları Sindarin dilini
öğrenmiş ve yıllarla hafifçe değişikliğe uğrasa da bunu çocuklarına bir
irfan olarak aktarmıştı. Ve irfanla uğraşanları Yüksek Elfçe Quenya'yı
da öğrenmiş ve buna tüm diğer dillerin üzerinde kıymet vermiş; ünlü,
saygın yerlerin ve soylu, büyük şöhret sahibi kişilerin birçoğunun
isimleri bu dilden verilmişti. (Örneğin Númenor (ya da tam haliyle
Númenore), Elendil, İsildur, Anárion, Elessar yani "Elftaşı" dahil
Gondor'un bütün kraliyet isimleri hepsi Quenya dilindendir. Aragorn,
Denethor, Gilraen gibi diğer Dúnedain adamların ve kadınların çoğunun
ismi Sindarin formundaydı; bunların çoğu şarkılardan ve tarih
kitaplarından hatırlanan İlk Çağ'daki (Beren, Húrin gibi) elflerin ve
insanların isimleriydi. Az sayıda isim, Boromir gibi, karışık
kökenlidir.)
Fakat Númenor'luların ana dilleri büyük ölçüde kendi
eski insan dilleri olan Adûnca olarak kalmıştı ve mağrur günlerinde
krallar ve beyler bu dile dönmüşler, Eldar ile eski dostluklarını hâlâ
sürdüren birkaç tanesi hariç, elf dillerini bırakmışlardı. Güçlü
zamanlarında Númenor’lular, gemileri için Orta Dünya'nın batı
kıyılarında birçok kale ve liman bulunduruyordu; bunların en
önemlilerinden biri de Anduin'in ağzına yakın olan Pelargir idi. Burada
Adûnca konuşuluyordu; bu dil, daha alt seviyedeki insanların
dillerindeki sözlerle karışarak ve buradan Batıil ile irtibatı olan
bütün kıyılar boyunca yayılarak, Ortak Lisanı meydana getirmişti.
Númenor'un
düşüşünden sonra Elendil Elf Dostları'nı yeniden Orta Dünya'nın kuzey
batı kıyılarına götürmüştü. Burada zaten ya tamamen, ya da yarı yarıya
Númenor kanı taşıyan insanlar yaşıyor fakat çok azı elf dilini
hatırlıyordu. Dúnedain daha ilk başından beri, birlikte yaşadıkları ve
uzun bir yaşam, büyük bir güç ve irfan sahibi oldukları için beyleri
oldukları alt seviyedeki insanlardan sayıca çok daha azdı. O yüzden
diğer halklarla konuşurken ve engin ülkelerinin hükümet işlerinde Ortak
Lisan'ı kullanıyorlardı; elf dillerinden aldıkları birçok kelime ile bu
dili genişletmişler ve zenginleştirmişlerdi. Númenor kralları sırasında
geliştirilmiş olan bu Westron dili dört bir yana, hatta düşmanları
arasına bile yayılmış ve gün geçtikçe Dúnedain'ın kendileri tarafından
da daha çok kullanılmaya başlamıştı; böylece Yüzük Savaşı sırasında elf
dili Gondor halkının çok az bir kısmı tarafından biliniyor, gündelik
olarak ise daha da az insan tarafından kullanıyordu. Bunlar daha çok
Minas Tirith'te, civarındaki taşrada ve Dol Amroth bağımlı prensliğinin
topraklarında yaşıyorlardı. Yine de Gondor ülkesindeki bütün yer ve
şahıs isimleri elf formunda ve anlamındaydı. Bazılarının kaynağı
unutulmuş ve kuşkusuz Númenor'luların gemilerinin Deniz'den yelken
açmasından önceki günlerden kalmıştı. Bunların arasında Umbar, Arnach ve
Erech, dağ isimleri olan Eilenach ve Rimmon vardır; Forlong da aynı tür
isimlerden biriydi.
Batı Toprakları'nın kuzey bölgelerinde oturan
insanların çoğu İlk Çağ'da yaşamış olan Edain veya onların yakın
akrabalarının soyundan geliyordu. O yüzden bunların lisanları Adûnca
ile ilintiliydi ve kimisi hâlâ Ortak Lisan'la benzerlik taşımaktadır.
Bunlar Anduin'in üst vadilerinde yaşayan insanlardı: Batı Kuyutorman'da
yaşayan Ormanlı Kocoğlanlar; daha kuzey ve batıda bulunan Uzun Göl ve
Vadi insanları. Ferah ile Carrock arasındaki topraklardan gelen,
Gondor'da, At Ustaları Rohirrim olarak bilinen insanlar. Onlar hâlâ
kendi atalarına ait dili kullanıyorlar, yeni ülkelerindeki hemen her
yere yeni isimler veriyorlardı; kendilerine Atçanyurt İnsanlan, ya da
Eorloğullan diyorlardı. Fakat bu halkın beyleri Ortak Lisan'ı
rahatlıkla, hatta Gondor'daki müttefikleri kadar soylu bir tarzda
konuşabiliyorlardı; çünkü Westron çıkmış olduğu Gondor'da hâlâ büyük
bir zarafetle ve eski usulde kullanılıyordu.
Tamamen yabancı olan,
Drúadan Ormanı'nda yaşayan Vahşi İnsanlar'ın lisanıydı.
Dunlendingler'in dili de yabancı ya da çok uzaktan akrabaydı. Bu
insanlar Ak Dağların vadilerinde asırlar önce yaşayan halklardan arda
kalanlardı. Fakat Karanlık Yıllar'da diğerleri Dumanlı Dağlar'ın güney
vadilerine çekilmişlerdi; buradan da bazıları Höyük Yaylaları kadar
kuzeyde kalan boş topraklara gitmişti. Bunlardan Bree halkı gelmişti;
fakat bu, Bree'liler Arnor'un Kuzey Krallığı buyruğuna geçmeden ve
Westron dilini kullanmaya başlamadan çok önce olmuştu. Sadece, bu ırktan
gelen insanların Dunland'da yaşayanları eski lisanlarını ve örflerini
muhafaza etmişti: Bunlar Dúnedain'e düşmanca yaklaşan ve Rohirrim'den
nefret eden gizli bir halktı.
Onların diline ait, Rohirrim'e
verdikleri bir isim olan Forgoil (kelimenin Samankafa anlamına geldiği
rivayet edilir) hariç, hiçbir bilgi yoktur. Dunland ile Dunlending,
Rohirrim'in onlara verdikleri isimdir çünkü bu insanlar esmer ve kara
saçlı insanlardı; yani bu isimlerdeki dunn kelimesi ile "batı"
anlamındaki Gri Elfçe kelime Dûn arasında bir bağ yoktur.

ELFLER

(Haldir)
Elfler,
daha Eski Günler’de iki ana dala ayrılmıştı: Batı Elfleri (Eldar) ve
Doğu Elfleri. İkinci tür Kuyutorman ve Lórien’de yaşayan elflerin
çoğunluğunu oluştururdu; fakat onların dilleri, bütün elf isimleri ve
kelimelerinin Eldarin formunda kullanıldığı bu tarih kitabında yer
almaz. (Bu devirde sakinlerinin çoğu Silvan kökenli olduğu için
Lórien'de, "aksanlı" da olsa Sindarin dili konuşuluyordu. Bu "aksan" ve
Sindarin ile kendi sınırlı tanışıklığı (Gondor'lu bir yorumcu
aracılığıyla Thain'in Kitabı'nda da belirtmiş olduğu gibi) Frodo'yu
yanlış yönlendirmiştir. I.Kitap'ta kısım ii, 6., 7. ve 8. bölümlerde
geçen bütün kelimeler ve yer ile kişi isimlerinin çoğu, gerçekten de
Sindarin dilindedir. Fakat Lórien, Caras Galadhon, Amroth, Nimrodel
büyük bir ihtimalle Silvan kökenli olup Sindarin diline uyarlanmıştır.)
Bu
kitapta Eldarin dilleri arasından iki tanesi bulunmaktadır: Yüksek
Elfçe, ya da diğer adıyla Quenya, ve Gri Elfçe ya da diğer adıyla
Sindarin. Yüksek Elfçe, Deniz'in ötesindeki Eldamar'ın kadim, yazıya
dökülen ilk lisanıydı. Artık anadil olarak kullanılmıyordu; daha ziyade
Birinci Çağ'ın sonunda Orta Çağ'a sürgüne gelen Yüksek Elfler'ce
törenlerde, ilim, irfan ve şarkılarda hâlâ kullanılan bir tür "Elf
Latincesi" olmuştu.
Gri Elfçe, kökeninde Quenya'nın bir akrabasıydı:
Çünkü bu, Orta Dünya'nın sahillerine gelerek Deniz'i geçmeyip Beleriand
ülkesinin kıyılarında yerleşen Eldar'ın lisanıydı. Burada Doriath'lı
Thingol Gripelerin hüküm sürüyordu ve uzun süren kasvetli yıllarda
dilleri, ölümlü toprakların değişkenliğiyle değişmiş ve Deniz'in
ötesindeki Eldar'ın dilinden çok farklılaşmıştı.
Daha kalabalık olan
Gri Elfler'in yanında yaşayan Sürgünler gündelik yaşamlarında Sindarin'i
kullanıyorlardı; bu yüzden Sindarin bütün o elflerin ve bu tarih
kitabında görülen bütün elf beylerinin lisanı olmuştu. Çünkü bunların
hepsi Eldarin soyundandı; hatta yönettikleri halk daha alt seviyedeki
akrabalarından oluşuyor olsa bile. En soyluları, Finarfin hanedanından
gelen, Nargothrond Kralı Finrod Felagund'un kız kardeşi olan Galadriel
Hanım'dı. Sürgünlerin gönüllerindeki Deniz özlemi hiç dindirilemeyecek
bir huzursuzluktu; bu özlem Gri Elfler'in gönüllerinde uyuyordu ama bir
kez uyandırıldığında da bir daha yatışmazdı.

CÜCELER

Cüceler tamamen ayn bir ırktır. Garip
başlangıçları ve insanlar ile elflere neden hem benzeyip, hem
benzemedikleri Silmarillion'da anlatılır; fakat bu öyküyü Orta Dünya'nın
daha alt seviyedeki elfleri bilmiyorlardı; öte yandan daha sonra
yaşayan insanların öyküleri, diğer ırkların hatıralarıyla karışmıştır.
Gizemli,
çalışkan, uğradıkları haksızlıkları (ve çıkarlarını) kolay kolay
unutmayan, değerli değersiz tüm taşlan ve kendi halinde yaşayan şeyleri
değil de bir ustanın elleri altında biçim değiştirebilen şeyleri çok
seven, genellikle dayanıklı, aksi tabiatlı bir soydu. Fakat kötü
yaradılışlı değillerdi; insanların anlattıkları hikâyeler ne derse
desin aralarında kendi rızasıyla Düşman'a hizmet eden çok azdı. Çünkü
eski insanlar onların zenginliklerini, el ustalıklarını arzularlardı ve
iki ırk arasında bir düşmanlık vardı.
Fakat Üçüncü Çağ'da birçok
yerde insanlar ile cüceler arasında sıkı bir dostluğa rastlanıyordu;
kadim konakları yıkıldıktan sonra yaptıkları gibi, ülkeler arasında
yolculuk etmek, çalışmak, alışverişte bulunmak cücelerin yapısına
uyduğundan, aralarında yaşadıktan insanların lisanlarını kullanmak
zorundaydılar. Yine de gizli gizli (elflerin aksine onlar bunu
dostlarına bile gönül rızasıyla açmıyorlardı) yıllarla biraz değişmiş
olan, kendi garip dillerini kullanıyorlardı; çünkü bu dil bir masal dili
değil, bir irfan lisanı olmuştu; cüceler de bunu geçmişten kalan bir
hazine gibi koruyup, bakıyorlardı. Diğer ırklardan çok az kişi bunu
öğrenmeyi başarmıştı. Bu tarih kitabında, sadece Gimli'nin arkadaşlarına
yer ismi olarak verdiği kelimelerde ve Borukent'teki kuşatma sırasında
attığı savaş çığlığında kendini göstermektedir. En azından bu bir sır
değildi ve dünyanın ilk günlerinden beri birçok savaş alanında
duyulmuştu. Baruk Khazâd! Khazâd aimenu! "Cücelerin Baltaları! Cüceler
geldi!"
Öte yandan Gimli'nin ismi, diğer akrabalarının isimleri gibi
Kuzey (İnsanca) kökenlidir. Kendi gizli ve "iç" isimlerini, gerçek
isimlerini yabancı ırktan kimseye açıklamazlardı. Mezarlarına dahi bu
ismi kazımazlardı.

URUK-HAİLER

Melkor'un Valar tarafından boşluğa
hapsedilmesinden sonra kötülüğün simgesi olan Sauron'un yarattığı en
etkili yaratıklardan biri de Uruk-Hai'lerdir. Orta Dünya Uruk-Hai adlı
ork türü ile ilk kez Güneşin Üçüncü Çağı'nın 2475. yılında karşılaştı.
Bu ork türü bir insan kadar uzun boyluydu. Kara derili ve kara kanlıydı.
Ve en önemli özellikleri ışıktan korkmamaları ve gün ışığında da en az
gece oldukları kadar tehlikeli olmalarıydı.

HOBBİTLER

Shire ve Bree'li Hobbitler'in bu zamanlarda Ortak
Lisanı kullanmaya başlamaları belki de bir bin yılı bulmuştu. Dili
kendi usullerince, serbestçe ve umursamazca kullanıyorlardı; gerçi
aralarında biraz daha eğitim görmüş olanları gerektiğinde daha resmi
konuşabilecek kadar bu dile vakıftı.
Hobbitlere özgü bir lisanın
kaydına rastlanmamıştır. Eski günlerde, yakınlarında veya birlikte
yaşadıkları insanların dillerini kullanıyor oldukları anlaşılmaktadır.
Böylece Eriador'a girdikten sonra Ortak Lisan'a çabucak uyum
sağlayabilmişlerdir; Bree'ye yerleşmeye başladıkları zaman, eski
dillerini unutmaya başlamışlardı bile. Görüldüğü kadarıyla bu yukarı
Anduin'e ait, Rohirrim'e akraba olan bir insan diliydi; gerçi güneydeki
Ülkenler'in kuzeye, Shire'a gelmeden önce Dunlendce'ye benzer bir dili
kullanıyor oldukları ortaya çıkmıştır. (Yabaneller'e dönen Angle'lı
Dikenler Ortak Lisan'ı çoktan devralmıştı; fakat Déagol ve Sméagol,
Ferah yakınlarındaki bölgedeki insan dilinde isimlerdir.)
Frodo'nun
zamanında, çoğu Vadi'de veya Rohan'da bulunanlarla yakından benzeşen
yöresel kelimelerde ve isimlerde hâlâ bunlara ait bazı izler
bulunuyordu. En dikkat çekeni günler, aylar ve mevsimlerdi; çoğu Bree ve
Shire'daki yer isimleri olarak muhafaza edilse de bu cinsten birkaç
kelime daha (mathom ve smial gibi) hâlâ kullanılıyordu. Hobbitlerin
özel isimleri de oldukça garipti ve çoğu kadim günlerden kalmaydı.
Hobbit,
Shire halkı tarafından kendi cinslerinden herkese söylenen bir sözdü,
insanlar buçukluk, elfler ise periannath diyorlardı. Hobbit kelimesinin
kaynağı çoğu kişi tarafından unutulmuştur. Bununla beraber, ilk başlarda
Samanpostlar ve Ülkenler tarafından Kılayaklar'a verilen bir isim ve
Rohan dilinde daha iyi korunmuş olan bir kelimenin yıpranmış biçimi
olduğu sanılmaktadır: holbytla; İngilizcesi "çukur inşa eden" anlamında"
hole-builder."

---------Chuck-Tr Ajan İmzası----------
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://chuck-tr.yetkinforum.com
 
Irklar Hakkında Genel Bilgiler
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Görkem Aydanarığ Hakkında Bazı Bilgiler
» hande hakkında bazı bilgiler
» "TÜRKÇEMİZİ KORUYALIM" kampanyası hakkında genel bilgilendirme
» çook ilginç bilgiler ( bakmalısınız )
» BiLL : "HayaLim MahvoLdu" BiLL'Le AmeLiyat Hakkında...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Diğer :: Fantastik Seriler :: Yüzüklerin Efendisi-
Buraya geçin: